ANAYASANIN RENGİ
Tarih: 20-08-2008 08:33


Cumhuriyet kavramının tam ikibinbeşyüz yıllık bir tarihi var. Yirmibeş yüzyıl ediyor.

            Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi ise daha yüzyılını doldurmamış, ön-tarihi ile birlikte iki yüzyıldan bile az.

            Ama bir çağ açmış.

            Çağ açtığı kesin.

            Yirmibeş yüzyıllık insanlık deneyimini özümseyerek gelecek yüzyıllara ışık tutacak bir yer edinmiş.

            Azımsanacak, küçümsenecek, görmezden gelinecek bir olgu değildir bu.

            Tersine ; araştırılacak, incelenecek, irdelenecek ve daha çok şey öğrenilecek bir olgu.

            Şu Türkiye Cumhuriyeti’ne bakınız.

            Anadolu Türk Cumhuriyeti değil örneğin, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri gibi.

            Ya da Fransız Cumhuriyeti gibi yalın bir Türk Cumhuriyeti de değil ;

            Mısır, Suriye ve Libya  gibi Arap Cumhuriyeti olmadığı gibi.

            Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti de değil Çin Halk Cumhuriyeti de.

İran İslam Cumhuriyeti hiç değil.

Federal Alman ya da Federal Brezilya Cumhuriyeti olmayan,

Rusya Federasyonu olmayacak olan,

Kongo gibi Demokratik olması düşünülemeyecek bir cumhuriyet.

Görüldüğü gibi cumhuriyet rejimleri rengarenk oysa.

Ve onlara o rengi veren kendi anayasaları, asıl renklendirici olan o anayasalar.

Demek ki anayasalar renksiz olmayıp, kesinlikle bir özelliğe vurgu yapıyor ve o rengin tonunu yükseltiyorlar.

Etnik mi/coğrafî mi, merkezî mi/yerinden yönetimci mi, laik mi/dinsel mi, demokratik mi/buyurgan mı, kamucu mu/özelci mi ? vb vb

Pekiyi Türkiye’de yapılması düşünülen anayasa değişikliğinin rengi için yukarıdaki renklerden hangisi daha alımlı duruyor?     

Hangisi?      

Ve Türkiye Cumhuriyeti’nin rengi nasıl duruyor?

Solgun mu?

Canlandırmak için, Abdullah Gül’ün gözlerine mi bakılmalı yoksa Recep Erdoğan’ın sözlerine mi?

Bülent Arınç’ın huyuna mı Mir Dengir’in soyuna mı bakılmalı yoksa?

 Tek sözcükle zavallılıktır bu.

Zavallı Türkiye Cumhuriyeti.

Zavallı Türkiye Cumhuriyeti’ne göz dikenler.  

Zavallılar.       


Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku
Habip Hamza Erdem tarafından yazıldı