Orta Doğunun bir ürünü ve ileri bir hamlesi olan Hıristiyanlık, önce Roma imparatorluğunun hizmetinde, sonraları Papalığın ve dinsel gericiliğin elinde olarak Orta Doğu kültür mirasından ve Roma’nın kendi geleneklerinden kopmuştu. Bu kopuş, Roma uygarlığının vardığı yerden geri gidişe yol açacak, Roma’nın uygarlığa katkılarından ve eklediği teknik düzeyden de uzaklaşacaktı.
Tarihte, İsa’nın doğmasından yüzyıllar sonra bile „Avrupalı“ için „Doğu“, Orta Doğuydu, onun doğusu Avrupalılar için zaten bilinemezdi. Bugün Orta Doğu olarak bildiğimiz ve bizim de içinde bulunduğumuz coğrafya ise esas Doğunun batısıydı. „Esas Doğu“nun, Avrupalılarca öğrenilebilmesi çok zaman alacak, „esas Doğu“ya gidilebilmesi için ise önce Amerika’nın „keşfedilmesi“ gerekecekti.
Herkes herhalde biliyordur diye “travma”kelimesinin siyasi sözlüğümüze geçen hafta neden girdiğini yazarak sözü uzatmayacağım.Yalnız bu kelimenin “Dengir Mir Mehmet Fırat” acaip adlı kişi tarafından kullanılmış olması yüzünden gösterilen tepkilerin düşündürdüklerinden söz edeceğim.
TÜRBAN VE BATI – 5 - „Türban“, Savaşını Kaybediyor
Tarih: 10-06-2008 11:16
Haziran ayı türbanla ilgili gelişmelerle başladı. Ayın ilk haftasında Türkiye’de gündemin en üst sırasına çıkan türban sorunu, iki olayla bir dönüm noktası yaşadı. Birincisi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kamuoyuna yansıyan kararıydı. Buna göre Türkiye’de türbana getirilen „yasaklama“lar, 29 Haziran 2004 tarihli Leyla Şahin kararında olduğu gibi, gene „haklı“ ve „doğru“ bulunuyordu.
ALMANYA NEREDEN – 7 - 19. Yüzyılda Sanat, Edebiyat, Felsefe ve Hukuk, Almanya’da Ne Yaptı?
Tarih: 15-05-2008 00:55
19. yüzyıldaki Almanya’daki siyasal gelişmeler, aynı zamanda, Alman düşün hayatındaki çeşitli olumsuz özelliklerle birleşti ve bazı olumsuz yeniliklerin ortaya çıkmasına yol açtı. „Zor“u yücelten siyasal ortam, felsefede, hukukta siyasal ortama koşut anlayışları ortaya çıkardı. Fransa’daki „Eski Rejim savunucuları“ndan etkilenen „Tarihsel Okul“ adlı hukuk akımı gericiliğin kökleşmesine hizmet etti.