ABD Başkanı Obama’nın yeni Afganistan stratejisi, başını Fransa-Almanya ekseninin çektiği Avrupa duvarına tosladı.
“Milli Güvenlik Siyaset Belgesi”nde ABD’nin Irak ve Afganistan’da yenilgiyi yaşadığı ve dünya kamuoyunu karşısına aldığı tespitini yapan Fransa, ABD’nin Afganistan yenilgisine ortak olmak istemiyor. Almanya’da aynı doğrultuda bir tutum içerisinde. New York West Point Askeri Akademisi'nde yaptığı açıklamadan önce Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Almanya Başbakanı Merkel’e telefon ederek Afganistan’a takviye asker göndermelerini isteyen Obama aradığını bulamadı. Açıklamanın ardından Paris ve Berlin tutumlarını açık bir şekilde ilan ettiler. Fransa diplomatik bir dille Obama’nın açıklamasını “Cesaret verici olduğunu” söyledi. Eğer, Fransa’nın Afganistan’a asker gönderirse bunun ancak “Afgan asker ve polisini eğitmek için” olacağını belirti. Sarkozy “Afganistan’da ki hedefimiz, Afganların barış içinde egemen bir ülkede yaşamasıdır” dedi. Fransa şimdilik takviye asker gönderme konusunda bir karar almış değil. Gerek, Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, gerekse Savunma Bakanı Hervé Morin yaptığı açıklamalarda “ Asker sayımızı artırmak için hiçbir neden yoktur” denildi. Fransa ile birlikte ABD’ye karşı bağımsız bir Avrupa politikası oluşturma çabası içinde olan Almanya’nın Afganistan’a ek asker gönderme konusundaki tutumu Fransa ile aynı doğrultuda. Almanya Başbakanı Angela Merkel, Berlin’de bulunan Pakistan Başbakanı Yusuf Rıza Gilani ile yaptığı ortak basın toplantısında konuyla ilgili soruya “Bu günlerde bir karar vermemiz söz konusu değil, kararımızı ancak Afganistan Konferansı’nın ardından açıklayacağız” yanıtını verdi. Almanya Dişişleri Bakanı Guido Westerwelle “ Almanya’nın takviye asker göndermesini tartışmak ne yerindedir ne de gereklidir” açıklamasında bulundu. ABD, NATO üyesi ülkelere Obama’nın stratejisini anlatmak ve destek almak için önce Başkan’nın Afganistan-Pakistan özel danışmanı Richard Holbrooke ve ardından Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’u Brüksel’e gönderdi. 4 Aralık’da yapılan Nato Dışişleri Bakanları Zirvesi’nden önce Richard Holbrooke “ Vietnam ve Irak savaşlarının mirasından dolayı savaşın kamuoyu nezninde halk desteği”nin olmadığını açıklayarak Irak yenilgisini itiraf etmiş oldu. Hillary Clinton, ABD’nin “Afganistan’da ki meydan okumaya tek başına karşı koyamayacağını” belirterek müttefiklere destek çağırısında bulundu. Obama’nın “Afganistan Vietnamımız olmayacak...Sonsuza kadar kalmayacağız... 18 ay sonra askerlerimiz evlerine dönmeye başlayacak” açıklamasının ABD’nin bir Vietnam sendromu yaşadığını ve bunun korkusu içinde olduğunu gösteriyor. Afganistan’da askeri bulunan 43 ülkenin katıldığı Brüksel NATO Dışişleri Bakanları Zirvesi’inde Hillary Clinton ve NOTO Genel Sekreteri Rasmussen’in tüm çabalarına rağmem Fransa ve Almanya tutumlarını değiştirmediler. Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner “ (Afganistan’da) Fransa’nın sorumluluğundaki bölgeye ek asker gönderme ihtiyacı yoktur. Problem sayıda değil fakat, görev ve stratejidedir” diye konuştu. Her iki ülke, Londra Konferansı’na kadar bir karar almayacaklarını açıkladılar. 28 Ocak’da Fransa, Almanya ve İngiltere’nin inisyatifiyle toplanacak olan konferans, Avrupa’nın Afganistan stratejisini tartışacak. Afganistan ile ilgili bir Avro-Amerikan karşılaşması olan bu konferans’da Avrupa, Fransa ve Almanya’nın önderliğinde kendi Afganistan stratejisini gündeme getirmek istiyor. Dışişleri Bakanları Zirvesi’i gerek NATO üyeleri gerekse AB üyeleri arasında ortak bir tutumun olmadığını gösterdi. Zirvede Fransa ve Almanya ortak tutum alırken, İngiltere 1200, İtalya 1140 ve Polonya 680 ek asker göndereceğini açıkladı. Bugün Afganistan’da İngiltere’nin 9000, Almanya’nın 4365, Fransa’nın 3095, İtalya’nın 2795, Hollanda’nın 2160 ve Polonya’nın 1910 askeri bulunuyor. Kanada, Hollanda ve Avustralya ek asker göndermek bir yana var olan askerlerini çekeceklerini açıklamışlardı. Nobel “Barış” ödülü verilen Obama, Başkanlığa seçildiğinde Afganistan’da 35 bin ABD askeri bulunuyordu. Obama döneminde, Şubat 2009’da bu sayı 70 bin’e çıkarıldı. Yeni stratejisiyle 30 bin ek asker göndererek bu sayı 100 bin’e çıkarılmak isteniyor. Siyah rengiyle topladığı sempati, dünyaya barış getireceği, savaşları sona erdireceği gibi palavralar bu son açıklamalarla birlikte yerle bir olmuştur. Fransız basının ortak kanısıda bu yüzden Avrupa’nın ek asker göndermede istekli olmadığı yönünde. 4 Aralık Le Monde gazetesinde Natalie Nougayrède’nin yaptığı analizde, Fransa’nın tutumu şöyle açıklanıyor « Ne geri çekilme, ne takviye asker”. Sarkozy’nin Bush döneminde Atlantist bir görünüm vermesini, daha sonra Obama’nın gelişiyle farklı davranmasını bir “paradoks” olarak belirleyen Nougayrède, “ Ağustos 2008’de (Afganistan’da) bir günde 10 fransız askerinin hayatını kaybetmesi bir dönüm noktası olmuştur. Cezayir savaşından bu yana fransız ordusunun verdiği en büyük kayıptır bu (Böylece) alınacak risklerin asgariye indirilmesi emri verilmiştir”. Diğer taraftan Yazar “ 2009 yılı boyunca Sarkozy, diğer Avrupalı yöneticiler gibi savaşın Amerikalılaştığını kabul etmiştir” belirlemesini yapıyor. Le Figaro gazetesinin 2 Aralık tarihli sayısında Isabelle Lasserre « Paris, resmi olarak Afganistan stratejisini değiştirmemiştir. Ek asker göndermeyecek, ama girdiği angajmanı da sonlandırmayacaktır”. Yani Afganistan’da bulunan fransız askerlerini çekmeyecek. Nükleer silaha sahip Pakistan’nın komşusu Afganistan’ın istikrara kavuşması stratejisi izlenecektir. 3 Aralık Humanite gazetesini Fransa’nın “Afganistan’daki askerlerini geri çekmesi” çağırısında bulundu. Fransız Sol Parti ise Fransa’nın hem askerlerini çekmesini hem de NOTO’dan çıkmasını savunuyor. Fransız Sosyalist parti eski Genel Başkanı François Hollande Fransız askerlerinin geri çekilmesinden hiç bahsetmiyor “ Afganistanda bulunan askeri gücün yöneliminin değiştirilmesi ve Afgan askerlerinin eğitilmesi ve ülkenin inşaasına yönelinmesi” gerektiğini belirtiyor. Milli Cephe partisi başkan yardımcısı Marine Le Pen, “İşin gerçeği, bu savaş kaybedildi. ABD şavaşı sonlandırmak ve geri çekilme arayışında. Öyleyse bu, yenileceğini bile bile onurunu kurtarma savaşıdır. ABD, geri çekilecek çünkü artık bu zavaşı kazanamayacaklarını biliyorlar” değerlendirmesini yaptı. Obama’nın açıklamasından sonra fransız Le journal Sud Ouest Dimanche gazetesinin İFOP’a yaptırdığı kamuoyu yoklamasında, fransızların yüzde 82’sinin Fransa’nın Afganistan’a ek asker göndermesine karşı çıkığı görüldü. Bu oran Nisan 2008’de yüzde 55’di. Nouvel Observateur dergisinin AFP kaynaklı haberine göre, Taliban sözcüsü Qari Yousuf Ahmadi Obama’nın 30 bin ek asker gönderme kararına karşı “ Amerika Başkanı utanç verici Afganistan stratejisini açıkladı. Fakat O’nun askeri olarak Afganistan’ı kontrol etme umudu gerçekleşmeyecektir. 30 bin ek asker direnişi güçlendirmeye hizmet edecektir.” açıklamasında bulundu. Pekin Halk üniversitesi profesörlerinden Shi Yinhong’da aynı kaygıyı taşıyor. 5 Aralık Le Monde gazetesinin “Pekin Amerika’nın Afganistan stratejisi’nden kaygılı” başlıklı haberinde Prof. Shi Yinhong “ Amerikan askerlerinin Afgan bataklığına artan girişi, bölgedeki islamcı savaşçıların direnişini tetikleyecektir” değerlendirmesini yapıyor. ALİ RİZA TAŞDELEN/PARİS 10 ARALIK 2009 |