AVRUPA PARLAMENTOSU SEÇİM SONUÇLARI
Tarih: 12-06-2009 01:22

 

Sağ partiler oylarını korurken Aşırı Sağ partilerin oylarında önemli artışlar oldu. Sosyal Demokrat ve Sosyalist partiler önemli oy kaybına uğradı.

Beş yılda bir yapılan Avrupa parlamentosu (AP) seçimleri 4-7 haziran tarihleri arasında 27 AB ülkesinde yapıldı. 375 milyon seçmeni olan AB ülkeleri 736  AP milletvekilini seçmek için sandığa gitti. Son 30 yılın en düşük katılımın  olduğu seçimlerde, Sağ partiler oylarını korurken Aşırı Sağ partilerin oylarında önemli artışlar oldu. Danimarka, İsveç ve Yunanistan dışında Sosyal Demokrat ve Sosyalist partiler önemli oy kaybına uğrayarak ülkelerinde ikinci-üçüncü parti durumuna geldiler. Bu arada AB karşıtları ve sosyalist sol da güç kazandı. Seçimin sonuçlarını Almanya’nın en çon satan ve ciddi gazetesi  Frankfurter Rundschaunun köşe yazarı Rouven Schellenberger veciz şekilde şöyle yorumladı: “Bu seçimin en büyük kaybedeni:

Avrupa”. Avrupa Parlamentosunda Avrupa Halkları Partisi ve Avrupalı Demokratlar Koalisyonu bu seçimlerde bir önceki seçime göre oylarını koruyarak %36,3’lük bir oy alarak 267 sandalye ile yine birinci oldu. Avrupa Sosyalist Partileri Grubu sandıktan ikinci büyük siyasi grup olarak çıktı. 2004 seçimlerinde 217 sandalyeleri olan Sosyalistler 58 kayıpla bu seçimlerde ancak 159 sandalyeye sahip oldular. Avrupa için Liberal ve Demokrat İttifakı  ise 100 sandalyeden 81’e düşerken, Yeşiller 43’den 51 sandalyeye yükseldiler. Parlamentoya giren Aşırı Sağ partilerin sayısı 40’ı buldu. 

AP için ilk seçimlerin yapıldığı 1979’da yüzde 65 olan katılım rekor seviyede düşerek bu seçimde % 43 oldu. Bu oran Almanya’da % 42, Fransa’da % 40, İngiltere’de % 34.27, Hollanda’da % 36.5, Portekiz % 37.05 civarında gerçekleşti. Birliğe sonradan katılan Doğu Avrupa ülkelerinde bu seçimde oy kullananların oranı yüzde 30’ların altına düşütü (Slovakya % 19, Litvanya % 20.57,  Romanya % 27.21, Polonya % 27.4, Çek Cumhuriyeti % 28.19). 

Frankfurter Rundschau katılımın düşüklüğünü “Avrupa’nın sınırları vatandaşlarıyla kendi arasındadır” diye yorumladı. Fransa’nın eski başbakanlarından Alain Jupe’nin “Europo 1” radyosunda seçimlere bir hafta kala yaptığı açıklamada “ Fransızlar Avrupa Parlamentosu seçimleriyle ilgilenmiyor... çünkü onların nezninde AB somut bir şeyi ifade etmiyor” demişti.  

MERKEZ SAĞ PARTİLER OYLARINI KORURKEN SOSYAL DEMOKRATLAR ÇÖKTÜ 

Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya’da sağ ve muhafazakar partiler  oylarını korudular. Fransa’da Sarkozy’nin partisi UMP % 28, Almanya’da Merkel’in partisi CDU ve CSU %  38, İtalya’da Berlusconi’nin partisi %  35,6, İspanya’da PP %  43 oranında ülkelerinde başı çektiler. Fransa hariç, bu partiler basınımıza yansıdığı gibi oylarını artırmadılar; geçen seçimlere oranla 1 ile 8 puan arasında bir kayıpla ülkelerinde seçimi gene birinci bitirdiler. Almanya’da CDU ve CSU’nun geçen seçimlere göre oy kaybı % 10. 

Kendilerini Avrupa Birliği ile özdeşleştiren, “Sosyal liberal” politikalarıyla Sağ’a karşı bir alternatif oluşturamayan ve krize karşı halktan yana bir program ortaya koyamayan Sosyal Demokrat ve Sosyalist partiler bu seçimlerde bir çöküntüyü yaşadılar. Fransız Sosyalist Partisi bir önceki seçime göre 12 puan kaybederek % 16,48 oyla tam bir deprem yaşarken, Almanya’da Sosyal Demokratlar % 20,8’de kaldı. İngiltere İşçi partisi % 15,7 oranla tarihinin en büyük yenilgisini yaşadı ve ülkesindeki sıralamada Avrupa Birliği karşıtı Birleşik Krallık için Bağımsızlık partisinin ardından üçüncü oldu. İtalya’da ise Sosyalistler hiç milletvekili çıkaramadılar. 

27 AB ülkesinden sadece Danimarka, İsveç ve Yunanistan’da Sosyal Demokratlar seçimi önde bitirdi. 

Esas olarak Sosyal Demokrat partilerin büyük kayıp yaşaması AP seçimlerinde „sol“ kaybetti diye yorumlanıyor. Söz konusu partiler bir emperyalist proje olan AB’nin mimarları arasında ve küresel sermayenin bir bölümünü temsil etmektedirler. Özel olarak bu dönemde sosyal demokrat partilerin krize bir çözüm önerileri yoktur. ABD’nin küresel saldırısının kuyruğuna daha çok takılmakta ve kendilerine özgü program ve politika üretememektedirler. 

“Sol” partilerin kaybettiği sağın kazandığı yönündeki değerlendirmeler gerçeği tam olarak yansıtmıyor. “Sol” Partiler büyük kayıplar yaşadığı için, daha az kayıp vererek durumunu koruyan muhafazakar partiler kazançlı sayılıyor. AB içinde en büyük ağırlığa sahip ve 99 milletvekili ile en çok milletvekiline sahip Almanya’daki seçim sonucları genele de ışık tutar nitelikte: 1979 da Hristiyan Birlik % 49.2 oya sahipken 2004 te % 44,5 ve son seçimde yüzde yediye yakın düşerek 37,9 oy almış. Sosyal Demokrat Parti (SPD) 1979 da % 40.8 den 2004 te 21,5 oldu ve son seçimde yüzde 20,8 ile en büyük düşüşünü yasadı.  

Bürüksel Üniversitesi Avrupa Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Mario Telo “Sol, 15 yıl boyunca Blairist ideolojiyi paylaştı” ve seçmenler tarafından bugünkü durumun “sorumlusu olarak algılandı ve geçerli bir alternatifin olmaması nedeniyle çoğunluk iktidardaki partileri destekledi” değerlendirmesinde bulundu.  

AB KARŞITI VE AŞIRI SAĞ PARTİLER OYLARINI ARTIRDI 

Bu seçimin katılımın düşüklüğünün yanında öne çıkan diğer bir özelliği, AB karşıtı ve Aşırı Sağ partilerin oylarını artırmaları oldu. Avusturya’da Hans Peter Martin'in ''Martin listesi'' ve Özgürlükçüler Partisi toplam % 35 oranında oy aldı.  

Hollanda’da “Fitne” filmiyle İslam’ı aşağılayarak gündeme gelen Gerhard Wilders’in partisi kaıldığı ilk seçimde yüzde 17 oy aldı. Bu ırkçı partinin “başarısı” Avrupa’nın İslam’a ve yabancılara bakışı açısından önemli bir ölçüdür. Bu arada Avrupa’da İslam ve yabancı kavramlarından esas olarak Türklerin kasdedildiğini hatırlatalım. 

İngiltere’de Birleşik Krallık için Bağımsızlık partisi % 16.5, Macaristan’da Jobbik % 15, Danimarka Halk Partisi % 14.4 oyla bir önceki seçime göre  önemli artışlar sağladılar. Aynı şekilde Slovenya, Romanya ve Finlandiya’da da Aşırı Sağ partiler oylarını artırdılar.  

Bu partilerin ortak yanları Yabancı düşmanı ve İslam karşıtı politikaları savunmak ve AB’ye karşı olmak. Güçlenen AB karşıtı  İngiltere, Polanya ve Çek Cumhuriyeti partileri AP’de yeni bir grup kurma çalışmalarına başladı. 

Fransa’da Aşırı Sağ Milli Cephe oylarında bir artış olmadı ama oylarını koruyarak AP’ye 3 milletvekili gönderdiler. Sarkozy’nin Yabancılara karşı izlediği sertlik yanlısı politikalar ve Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkması Aşırı Sağ oyları kendi partisine yöneltti.  

AVRUPALI AB’YE GÜVENMİYOR 

Seçimlere katılımın düşük olmasının en büyük nedenlerinden biri Yaşanan ekonomik kriz, işsizlik ve artan yoksulluk. Avrupalı seçmen Avrupa Birliği’ne güvenmiyor,  ekonomik ve sosyal sorunlara çözüm getireceğine inanmıyor. Seçikden yenilgiyle çıkan Fransız Sosyalist partisi Başkanı Martine Aubry yaptığı açıklamada “AB sorunlara çare bulamadı ve halktan uzaklaşıyor” dedi. 

AB ve AP kimse tarafından ciddiye alınmıyor. AP’nin ülkelerdeki hiç bir önemli soruna çözümü yok. “Hangi şişenin depozito fiatı ne olacak?”, “Doğayı koruma yasaları nasıl formüle edilecek?”, “Elma’nın Armut’un boyu ne kadar olacak?” gibi kriz, işsizlik, üretim’in arttırılması, eğitim, kültür yanında ikincil kalan sorunlarla ilgileniyor. AP herhalde ülkeler bazında en çok Türkiye ile ilgileniyor. Üye olmadığı halde Türkiye’nin A dan Z ye her şeyine karışıyor. 

Diğer önemli bir neden; AB’nin yarım asırlık inşa  sürecinde alınan tüm kararlar, imzalanan tüm anlaşmalar yangından mal kaçırırcasına kamuoyunun tartışmasına açmadan, halka rağmen hükümetler ve bürokratlar tarafından yapılmıştı. Sorun sadece ekmeğin küçülmesi sorunu değildi. Halk AB tartışmalarının içine girdikçe önlerine konan Avrupa projesinin liberal bir sermaye Avrupası olmanın yanında, ulusal egemenliği ve ulusal kimliğide yok etmeye yönelik bir proje olduğunu gördü. 

Çağın projesi olarak olarak ortaya çıkan AB’nin kendisinin ne kadar “Birlik” olduğu bugün artık bir tartışma konusu; büyük hayallerle oluşturulan AB Anayasasına  2005 yılında Fransız ve Hollandalılar ezici bir çoğunlukla Hayır diyerek bu hayali bitirmişlerdi. Ardından Anayasanın yerine geçecek olan, içinde AB bayrağı ve Milli marşının da yer almadığı ve daha geri düzeydeki Lizbon Anlaşması’na da İrlandalıların red oyu ile rafa kaldırılmış oldu. AB halklarından destek almayan, kurumlarını oluşturamayan, yatay bir genişleme ile giderek sulanan ve ortak politikalar oluşturamayan gevşek bir birliğe dönüştü. 

Özellikle Birliğe sonradan katılan Doğu Avrupa ülkelerinde AB ye olan tepkiler giderek artıyor. Bu seçimlerde katılımın % 20’lere düşmesi bunun en yakıcı örneklerinden birisi. AB dönem Başkanı Çek Cumhuriyeti Cumnurbaşkanı Vaclav Klaus her fırsatta AB’ye karşı olduğunu açıklar. Seçimlere iki gün kala AP seçimleriyle ilgili Paris’te yaptığı açıklamada Avrupa Parlamentosu seçimlerinin “gereksiz” olduğunu açıkladı. 

AVRUPA BASINI: AVRUPA PROJESİNİN MİADI DOLDU  

İspanyol El Pais gazetesi "Avrupalıların çoğu Avrupa Parlamentosu'nun seçimlerine katılmadı. Seçimlerde oy kullananlarsa; sağın, Sosyal Demokratlara karşı tam bir zafer kazanmasına yardımcı oldular. Birleşik Avrupa fikri karşıtları da pozisyonlarını güçlendirdi. Seçmenin Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılımı şimdiye kadar hep düşük olmuştu. Ancak bu seferki ilgisizlik alarm verici boyutta. Bu temelde Avrupa projesinin miadını doldurduğuna işaret ediyor. Şayet Birliğe dâhil ancak Avrupa Birliği fikrine karşı olan hükümetler etkilerini arttırır ve vatandaşlarını da peşlerinden sürüklerlerse, bunun yıkıcı etkileri olabilir." 

Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) yazarı Günter Nonnenmacher özetle: Seçmenleri suçlamak büyük yanlıştır. AB vatandaşların çoğunlugu tarafından anlaşılmaz ve ciddiye alınmaz durumdadır. Türkiye örneğindeki gibi genişleme çizgisi AB’nin sınırları olmadığı izlenimi veriyor. Yine FAZ, halkların AB’de bir gelecek görmediklerini kaydediyor. 

Le Monde „Seçimlere kayıtsızlık küresel mali krizle ilgili olabilir. Brüksel’in ekonomik travmanın atlatılmasında hiç bir rolü olmadı“ yorumunu yaptı. Fransız basını da özetle“ekonomik kriz, küreselleşme ve enerji sorunu tüm Avrupa’yı olduğu gibi Fransız halkını da daha içine kapanık daha muhafazakar bir çizgiye geriletti.“ 

ALİ RIZA TAŞDELEN / PARİS

 

10/06/2009

 
   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Beğenilme
Yazdır
E-mail olarak gönder
İlgili Makaleler

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Isim
E-mail
Başlik  
 
Yorum
 
Kullanımdaki Işaretler: 600
   Daha sonraki Yorumlar hakkında beni haberdar et
  Mathguard güvenlik sorusu:
IUL         ICH      
Y      1      H   1BP
399   G86   WLF      
  G    M      E   GP7
236         WU1      
   
   

Yeni yorum yok



mXcomment 1.0.7 © 2007-2010 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
Ali Rıza Taşdelen tarafından yazıldı