AMERİKA ZİRVESİNDE BOLİVARCI RÜZGAR
Tarih: 26-04-2009 23:49


17-19 nisan tarihleri arasında Trinidad ve Tobago’nun başkenti Port of Spain’de yapılan ve ABD başkanı Obama’nın da katıldığı  5. Amerika zirvesine Latin Amerika liderleri damgasını vurdu.

2005 yılında Arjantin’de yapılan 4. zirvede, Chavez ABD başkanı Bush’u çileden çıkarmış, Bush zirveyi terk etmek zorunda kalmıştı. İlk defa Karaiblerde yapılan 5. Amerika Zirvesinde Hugo Chavez  ABD’nin yeni Başkanı Obama ile karşı karşıya geldi. Dünya basını zirvenin içeriğinden ziyade, Chavez’in Obama ile el sıkışmasını manşetlere taşıdı. ABD karşısında Latin Amerika Bolivarcı liderlerinin başı dik ve cesur çıkışlarını görmezden geldi.

 

Amerika Devletleri Örgütü tarafından düzenlenen ve Amerika kıtasının, 1962 yılından bu yana ABD tarafından dışlanan Küba dışında 34 ülkesinin katıldığı zirvede ortak bir sonuç bildirisi üzerinde uzlaşma sağlanamadı. Aralarında Venezuella Devlet Başkanı Hugo Chavez, Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales ve Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa’nın bulunduğu Amerika İçin Bolivarcı Seçenek (ALBA) üyesi Latin Amerika ülke liderleri sonuç bildirisini imzalamadılar.

 

ALBA adına konuşan Chavez, bildirinin küresel ekonomik krize cevap vermediğini, İMF’yi meşrulaştırmak istediğini ve Küba’ya uygulanan ambargolardan hiç bahsetmediğini belirterek “Egemenliğe saygı temelinde bölgede yeni bir plan oluşturulmalıdır” dedi. Amerika Zirvesi’nin, ABD’nin dayattığı “Amerika Serbest Ticaret Bölgesi”nin (FTAA) oluşturulmasını hedeflediğini belirten Chavez, “Hiç bir dayatmanın olmadığı yeni  mekanizmalar oluşturulmalıdır. Hızlı değişimler gerçekleştirilmelidir...Ya değişim ya ölüm. Zaman kaybetmeye hakkımız yok” diye konuştu.

 

ABD’nin planı olan Amerika Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması (FTAA) Zirveye üye 34 ülkenin bazı mallar için gümrük duvarlarının kaldırılmasını, özelleştirmeleri kısaca neoliberal politikaları bu ülkelere dayatıyordu. 2005 yılında Arjantin’de yapılan 4. Zirvede Chavez’in önderliğinde karşı çıkılmış ve ABD’nin bu planı suya düşmüştü. Buna karşılık FTAA’ya karşı aynı yıl Amerika İçin Bolivarcı Seçenek (ALBA) Küba ve Venezuela tarafından resmen ilan edilmişti. ALBA öncelikle ekonomik ve ardından kültürel, sosyal ve siyasi alanlarda birlikte hareket ve yardımlaşma üzerine kurulmuştu.

 

Zirve sonrasında yaptığı açıklamada Chavez,  “zirveye Monroe ruhu değil, fakat Bolivar hakimdi” değerlendirmesini yaparken, ABD Chavez’in tutumunu “sorumsuzluk”la suçladı.

 Nikaragua Devlet Başkanı Daniel Ortega Zirve’de yaptığı konuşmada sonuç bildirisini neden imzalamadıklarını şöyle sıraladı: “Yaşanan küresel ekonomik krize cevap vermemektedir. Krizin sorumlusu Kapitalizmdir. Pazar ve kâr hakimiyetine dayanan kapitalist sistem ekolojik krizin sormlusudur. İnsanlığı yıkıma uğratmıştır. Kapitalizme alternatif yeni bir sistem yaratmak artık bir zorunluluktur. Küçük büyük tüm ülkelerin eşit olduğu, halkların egemenliğine saygı gösterildiği ve ülkelerin iç işlerine karışılmadığı yeni bir dünya istiyoruz”. 

Latin Amerika’nın devrimci liderleri Zirveye hazırlıklı ve görüş birliği içinde geldiler. Bir gün önce, Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez’in çağırısıyla 16 Nisan’da Venezuela’nın Cumana kentinde Amerika İçin Bolivarcı Seçenek (ALBA) üyesi Latin Amerika ülke liderleri bir araya geldi. Toplantıya Cuba adına Devlet başkanı Raul Castro, Nikaragua’dan Daniel Ortega, Bolivya’dan Evo Morales, Honduras’dan Manuel Zelaya ve Ekvador’dan dışişleri bakanı Fander Falconi katıldılar.

 

ALBA toplantısının iki önemli gündemi vardı: birincisi Amerika Zirvesi için ortak bir politika oluşturmaktı. Sonuç bildirisinin imzalanmaması ve Küba’ya uygulanan emperyalist ablukanın kaldırılmasının Zirve’nin gündemine getirilmesi kararlaştırıldı. Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales “ Küba Marksist-Leninist olduğu için Amerika Devletleri Örgütü’nden ihraç edildi. Ben bu örgüte üye bir ülkenen başkanı olarak diyorum ki kendimi Marksist-Leninist, Komünist, Sosyalist ilan ediyorum, haydi benide ihraç etsinlerde görelim” diyerek ABD’ye meydan okudu. Morales, ABD Dışişleri bakanı Hillary Clinton’nun “Küba’da demokrasi yok” açıklamasına, “ABD’nin demokrasiden bahsetmeye ne ahlakı ne de yetkisi vardır. Çünkü, askeri darbeler orada planlanmıştır. Şimdi de Bolivya’da bir sivil darbe peşindedir” diye cevap verdi.

 

7. ALBA Zirvesinin ikinci ve en önemli gündem maddesi Latin Amerika için Dolara karşı ortak bir para biriminin oluşturulmasıydı. Latin Amerika’da ABD’ye karşı siyasal ve ekonomik alanda birlik yönünde önemli adımlar atmaya devam ediyor. 2005’de Venezuela’nın üyeliğiyle yeni bir dinamik kazanan Güney’in Ortak Pazarı MERCOSUR, 2007’de resmen ilan edilen ve 2008’de çalışmaya başlayan Güney’in Bankası BANCOSUR’dan sonra sıra bölgede Dolar’ın egemenliğine son verecek olan ortak para birimi SUCRE’e gelmişti. 16 Nisan 2009’da yapılan 7. ALBA Zirvesinde adını bağımsızlık kahramanı Antonio Jose Sucre’den alan ortak para birimi  Chavez tarafından resmen ilan edildi. SUCRE 1 ocak 2010’dan itibaren bölgede ortak para birimi olarak kullanılmaya başlanacak.

 Chavez Zirve öncesi yaptığı Çin ve İran ziyaretine değinerek bu iki ülkeden selam getirdiğini söyleyerek “ALBA’nın Çin ve İran ile bir işbirliği mekanizmasının oluşturulması” önerisinde bulundu. ALİ RIZA TAŞDELENPARİS23 NİSAN 2009
   
Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın
Beğenilme
Yazdır
E-mail olarak gönder
İlgili Makaleler

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 


Yorumunuzu ekleyin
Isim
E-mail
Başlik  
 
Yorum
 
Kullanımdaki Işaretler: 600
   Daha sonraki Yorumlar hakkında beni haberdar et
  Mathguard güvenlik sorusu:
CO9         8Q2      
X      4    H     TA3
CPN   1DE   QGT      
  4    K    L L   UTT
5SI         PQQ      
   
   

Yeni yorum yok



mXcomment 1.0.7 © 2007-2010 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
Ali Rıza Taşdelen tarafından yazıldı