Ali Rıza Taşdelen
Akdeniz İçin Birlik zirvesi Paris’de toplandı / Ali Rıza Taşdelen
Tarih: 16-07-2008 00:05


Akdeniz için birlik zirvesi 13 temuz Pazar günü Paris Büyük sarayda yapıldı. Zirveye 27 si AB ülkesi olmak üzere Akdeniz de sınırı olan 44 ülke davet edildi. Libya devlet başkanı Kadafi zirveyi protesto ederek katılmadı.
Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku
ALI RIZA tarafından yazıldı   
 
İRLANDA LİZBON ANTLAŞMASINA HAYIR DEDİ, AB KRİZE GİRDİ - Ali Rıza Taşdelen
Tarih: 29-06-2008 15:03

İrlanda halkı AB’nin Lizbon antlaşmasına hayır dedi. 12 haziranda yapılan referandumda İrlandalılar % 53,40 oyla antlaşmayı reddetti.

Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku
Ali Rıza Taşdelen tarafından yazıldı   
 
Fransa, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı tutumunda diretiyor - Ali Rıza Taşdelen / Paris
Tarih: 18-05-2008 16:30

1 Temuzda AB dönem başkanlığını devralacak olan Fransa, her fırsatta Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olduğunu Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin veya siyasilerin yaptıkları açıklamalarda ortaya koyuyor.

Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku
ALI RIZA tarafından yazıldı   
 
AB gününde Fransızları bedava kucaklayan Türkler - Ali Rıza Taşdelen/Paris
Tarih: 15-05-2008 18:51

Kapitalizmin insanları nasıl yanlızlaştırdığı, un ufak ettiği ve çaresizliğe sürüklediği bilinen bir gerçek. Kapitalist ülkelerde insan yanlızdır, çaresizdir kendisine kucak açacak, sarılacak bir insan arar insan olduğunu hatırlamak için.

Avusturalya’nın Sidney kentinde Juan Mann adlı bir kişi bunun bir çaresini « bulacaktır ». Elinde « Free Hugs – bedava kucaklaşma» yazan bir pankartla kalabalık bir cadde üzerinde kendisini gelip bedava kucaklayacak insan bekler. Beklediği olur. Yoldan gelip geçenler Juan’nı kucaklayıp, sarılıp geçer giderler. Ve bu hareket başta ABD ve Avrupa olmak üzere bir çok ülkeye yayılır. Bu manzara bize Kapitalizmin vahşiliğini, ve bu sistem içinde yanlızlaşan bir kişinin masum bir arayışını gösterir.

9 Mayıs AB günü dolayısıyla Paris’de şahit olduğumuz bir eylem bize bir avuç AB yanlısı Türk’ün yanlızlaşmanın ötesinde nasıl kişiliksizleştiğini ve işbirlikçiliğin insanı ne hallelere düşürdüğünü gösterdi.

« Turquie Européenne- Avrupalı Türkiye » adlı AB yanlısı bir derneğin internet sitesi, Paris’in en işlek caddesi Champ Eysee’de « Turkish Free Hugs » eylemi yapacaklarını açıkladılar ve insanları bu eyleme katılmaya çağırdılar. Beklenen katılım olmadı. Sayısı beşi geçmeyen « türk » kadınları ellerinde Türk, Fransız ve AB bayrakları ve « Calins turcs gratuit – bedava türk okşaması veya sarılması » yazılı dövizlerle kendilerini kucalayacak fransız beklediler. Amaç Türklerin AB’ye girmesine karşı çıkan fransızlara hoş gözükmek. Yoldan gelip geçenlere bakışlarıyla « kucakla beni, sarıl bana » dercesine yalvarıyorlardı sanki.

Paris’de çalışan değerli Türk gazetecisi Tansu Sarıtaylı kendi internet sitesinde olayı şöyle anlatıyor : « bir vatandaşımız, yüzde yüz Türk ve laik olan Türkler kendilerini bedava okşatıyorlar mı ? sorusunu yöneltmesi üzerine, bunu göstericilere sorması gerektiğini söylediğimde " 3-5 kendini bilmez benim ve Türk Milletinin muhatabı olamaz. AB’ye girmek için demek kendimizi birilerine okşatmamız gerekiyormuş diye kızgın bir şekilde tepki gösterip gösteri yerinden uzaklaştı. »

Turquie Européenne derneğinin internet sitesinde sürekli yazıları yayınlanan yazarlar : İsmet Berkan, Baskın Oran ve Anmet Altan sanki tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş gibi. Yönetimi Fransız ve Türk kökenli Fransızlardan olusan derneğin tüzüğünde amaç şöyle belirtiliyor : « Türkiye Cumhuriyetinin AB’ye girmesi yönününde tüm araçlar kullanılarak çalışma yapmak ». Baskın Oran’ın Türkiye’nin AB’ye üyeliği konusundaki çabalarından dolayı « Şeref Üyeliği » verilmiş.

Bu olay sanki Fransa’nın Toulouse kentinde sokakları süsleyen afişi haklı çıkarıyordu ; afişte bir fransıza yaklaşan türbanlı bir kız var ve resmin altında şöyle bir yazı : « Türkiye, viagra ile bile yapamam. Ne bir gece, ne ömür boyu ». Afişte Türkiye'yi türbanlı bir kadın, Fransa'yı ise bir erkek temsil ediyor. Ve fransız erkek kendisine yanaşan türbanlı türk kadınına « Bir gece için, hatta Viagra kullansam bile çekilmezsin" diyor.

Elbette kendi ulusal değerlerinden ve kimliğinden kopmuş bu işbirlikçiler bir avuçtur. Avrupa’da yaşayan milyonlarca Türk kendi değerlerine ve vatanına düşkündür, gururludur.

ALİ RIZA TAŞDELEN

PARİS

 

 

Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku
ALI RIZA tarafından yazıldı   
 
SARKOZY’NİN BİR YILI - Ali Rıza Taşdelen/Paris
Tarih: 09-05-2008 23:51


6 Mayıs 2007, Nicolas Sakozy % 53 oyla Fransa Cumhurbaşkanı seçilmişti. Fransa, Sarkozy’nin bir yıllık başkanlık dönemini değerlendiriyor.

 

Önüne geçilemeyen işsizliğin, artan yoksulluğun, bir bir kaybedilen sosyal hakların, artan hayat pahalılığı ve yükselen enflasyonun yaşandığı Fransa’da Sarkozy Fransız halkına « umut olmuştu », büyük vaatlerde bulunmuştu. Eski tip başkanlardan ayrı bir profilde olacaktı. Geçmiş başkanlardan « kopuş » sloganını öne çıkarmıştı.

 

Öyle de oldu ; Fransa’nın geleneksel Başkan ağırlığı bir kenara konmuştu. Amarikanvari şortlu basketli ormanda joging yapan Sarkozy fotografları gazeteleri süslüyordu. Atlantik ötesine hayranlığını saklamıyor ve dış politikada ABD politikalarını Avrupa’da hayata geçiriyordu. ABD’nin İran’a karşı başlatdığı haçlı seferinin AB’de ki sözcüsü olmuştu. Chirac döneminde yoğunlaşan Paris-Berlin-Moskova hattına sırt çevirmiş yönünün Vaşinton’a dönmüştü.

 

Ülke içinde, halka verdiği sözler unutulmuştu. Emeklilikle ilgili kazanılmış haklara saldırıyordu. Liselerde öğretmet sayısı azaltılıyor, emekli olan kamu çalışanlarının yerine yeni istihtamlar yapılmıyordu. Göçmenlere karşı ırkçı yasalar meclisten geçiyordu.

Bütün bunların yanında Sarkozy özel yaşamıyla medyanın gündemindeydi. Eşinden ayrılıyor. Ünlü mankenle yaptığı evlilik Fransa gündemini meşgul ediyordu.

Bir yıl sonra, gerek Sarkozy yanlısı basın gerekse karşıtları bir noktada birleşiyordu. « Sarkozy, Fransız halkının beklentilerine cevap veremedi ». Le Monde gazetesinin konuyla ilgili haber başlığı şöyle : « Sarkozy 5. Cumhuriyetin en sevilmeyen Cumhurbaşkanı ». Le Figaro : « Anketlerde Sarkozy’nin düşüşü devam ediyor », Liberation : « Bir yıl sonra Fransız halkı hayal kırıklığına uğradı », Humanite : « Sarkozy zorlu ekonomik gerçeklerle karşı karşıya »

 

Cumhurbaşkanı seçilmesinin daha ilk aylarından itibaren yapılan anketlerde sürekli düşüş içinde oldu. Birinci yılında ciddi anket kuruluşlarından IFOP’un yaptığı anket sonuçları çarpıcıydı ; Fransızların % 72’si Sarkozy’nin izlediği politikaları onaylamıyordu. Bu sonuçlar tüm yazılı ve görsel basında yer aldı.

 

Fransız basının büyük bir çoğunluğunun desteğiyle seçilen Sarkozy şimdi bu büyük çoğunluğu karşısında bulmuştu. Ve basına saldırmaya başladı.

 

24 nisan’da çıktığı bir televizyon programında bir yılını değerlendiren Sarkozy « kendimi anlatamadım. Elbette bende hatalar yaptım » dedi. Petrol fiyatlarının artmasından ve dünyada ki ekonomik krizden bahsetti. Ama geleceğe yönelik bir mesaj yoktu.

 

Ali Rıza Taşdelen

Paris


Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku
ALI RIZA tarafından yazıldı   
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 4