Devletin mallarını „Babalar gibi“ satmaktan sorumlu Maliye Bakanı Unakıtan, MÜSİAD tarafından düzenlenen "1. BİLTRONİK Proje Yarışması" ödül töreninde konuşmuş. Unakıtan, Cumhurbaşkanı Gül'ün ABD'de temaslarda bulunduğu sırada gerçekleşen ödül töreninde yaptığı konuşmada ABD'ye ve ve ona Irak işgalinde destek verenlere vermiş veriştirmiş.
Bakın neler diyor Unakıtan: “Ta kaç bin kilometre öteden adam kalkıyor, Irak'ta adaletsizlik var diye geliyor. Irak'ta esasında ne var? Petrol var. Gerisi havadis. Buraya tak getiriyor kuvvetlerini özgürlük adına, şu adına bu adına.“ Irak işgaline sanki bizzat içinde bulunduğu hükümeti destek vermemiş gibi devam ediyor Bakan, “Hiç kimseden tıs yok. Hatta iştirake geliyorlar, ‘o özgürlük hareketine biz de iştirak ediyoruz' diyerek. Petrol hareketine iştirak ediyorsun, ne özgürlük hareketi?“. Unakıtan'ın „Saklamanın alemi yok. Bazen konuşurken diplomasiye uygun davranamıyorum. Onu düşün, bunu düşün derken lafımı söyleyemiyorum.” sözlerinin ardından, MÜSİAD üyeleri tarafından da uzun süre alkışlanmış. Millî Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün yapmış olduğu açıklamalara göre, Irak'ı işgal eden ABD savaş uçakları, İncirlik üssünden 4300 sorti yapmışlardı. Yani, Türkiye hava sahasını açmak suretiyle bu işgale açıktan destek vermişti. Bu destek Irak'taki ABD güçlerine lojistik destek olarak halen devam ediyor. Unakıtan'a göre, Irak petrol için işgal edildiğine, ABD'nin bu işgaline diğer ülkelerin de petrol için destek verdiklerine göre, Türkiye de petrol karşılığında bu desteğini sürdürmektedir? Maliye Bakanı bu soruya bir açıklık getirmelidir. Diğer yandan 58., 59. ve şimdi işbaşında bulunan 60. Hükümet ve miletvekilleri, hemen her türlü ortamda dindarlıklarını ön plana çıkarmayı ihmal etmedikleri gibi, mağrur pozları da takınmaktan geri kalmamışlardı. Unakıtan'ın sözlerini doğru kabul etsek bile, Irak'ta katledilen bir milyona yakın insanın yaşamını yitirmesinde kendilerinin sorumlulukları var mıdır? MÜSİAD, yani „Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği“ üyeleri, Unakıtan'ın sözlerini zaman zaman alkışlarla kesmişler. Başlangıçta Tüsiad'tan ayrı olarak kurulan bu derneğin adı –bilinçli ya da bilinçsiz- „Müslüman Sanayici ve İşadamları Derneği“ olarak lanse edilmiş veya o şekilde algılanmıştı. Peki, peygamberimiz Hz. Muhammed'in „Kim Müslümanların derdini kendine mal etmezse onlardan değildir.„ [1] hadisini nasıl yorumlamalıyız? Ya da Peygamberimizin; „Bize silah çeken bizden değildir, bize hile yapan bizden değildir“ [2] sözünden ne anlamalıyız? Irak'ın -Unakıtan'ın deyimiyle- petrol için işgal edilmesine tekrar dönecek olursak, oradaki başta petrol olmak üzere diğer kaynaklar Irak halkınındır. Bu konuda bakınız Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk ne diyor: „Şimdi bir insan kalkar otuz yıl sonra yemeyi düşündüğü tatlıyı hazırlamak için şu anda karnını doyurmaya çalışan birinin rızkına çeşitli oyunlarla musallat olursa Allah'a ortak koşmuş duruma düşer.“ [3] Atalarımız boşuna söylememişler „Paranın dini-imanı olmaz“ diye! Çin'in yapmış olduğu özelleştirmelere de değinen ve „Bizim komünistler bana hala ‘ne özelleştirme yapıyorsun' diye soruyorlar” diyen Unakıtan'ın, “Herkes taşın altına elini koyacak. Çünkü bu ülke hepimizin” sözleri ise takdire şayan ifadeler. Unakıtan'ın “Türkiye'de saçı bitmedik yetimin hakkı var.“ sözlerini ise, Türk milletinin zekasıyla alay etmek olarak yorumlamak mümkün. Hem babalar gibi satacaksın, hem de tüyü bitmemiş yetimin hakkından bahsedeceksin! Oh, ne âlâ!... Meşhur reklamdaki gibi... - Yersen!... „Bugün İslam‘ın değil, müslümanların reforma ihtiyacı vadır!“ diyen Doç. Dr. Hayrettin Öztürk ne kadar haklı dersiniz? ahmet@guleryuz.de Kaynaklar: [1] Safahat – M. Akif Ersoy; Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara – 1990 [2] Hayat Dini İslam, Doç. Dr. Hayrettin Öztürk, s. 146; Erkam Yayınları, İstanbul, 2002 [3] Kur'an'ı Anlamaya Doğru, Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, s. 17; 6. Baskı, Yeni Boyut Yayınları, İst. 1997. |