HANGİ PARTİ NEREDE?
Tarih: 05-04-2007 13:59


Özet ile üç ocağın da(İP,BCP,BTP) düşüncesi “ulusçu devlet” yapısını kurmaktır, “milli” dedikleri de budur. Biri, Marksist eksenli, biri Cumhuriyetçi, birisi ise inanç eksenlidir. Atatürk’ün Cumhuriyet yönetimi de bilimgüder solcudur. Bu partilerin üçüde solcudur. Ancak, CHP, DSP, SHP gibi sosyal demokrat partiler AB, NATO, IMF’ye, Tahkim’e, Küreselleşmeye, Özelleştirmeye açıkça “olmaz” demiyorlar. Atatürk’e göre bunlar sağda mı yoksa solda mı yer alıyor, tartışılması gerekiyor. Kuşkusuz, bu değerlere sağcı partilerden DYP, ANAP,GENÇ ile Türk-İslam sentezcisi MHP ile BBP, ayrıca inançgüder parti olan AKP “olmaz” demiyor. İşin içinden çıkmak güç değil. Görünen görüntü bu. Herkes, kendi değerlerini tartarak ona uygun partiyi bulmalı.

HANGİ PARTİ NEREDE?

Prof. Dr. Övgün Ahmet ERCAN

Türkiye’de üç parti var ki bunlar “milli devlet” diyorlar. Bundan anlaşılan, ulus ile devletin çıkarlarını öne çıkaran “ulusçu devlet” yönetimidir. Bu partiler; İşçi, Bağımsız Cumhuriyet ile Bağımsız Türkiye ocağıdır (partisidir). Bu iki ocağın ortak yanları şunlardır; egemenlik ulusundur, başka ülkelerle bölüşülemez. Yuvarlaşma (küreselleşme) ise, batılı değerler ile çıkarlarının yeryüzünde egemenleşmesidir. Yeni dünya düzeni denilen bu olgu, sömürü ile yönetimin ABD eline geçmesinin bir tuzağıdır.

Oysa, var olmanın gerekleri; güçlü devlet, güçlü ulus, güçlü ordu ile geleneklerin yaşatılmasından geçer. İnançlar arası uzlaşma, uygarlıklar arası işbirliği, batının ulusal direnci kırmak üzere türettiği kandırmaca ilkelerdir. Bağımsız, biril (üniter) bir devlet olmanın yolu, küresellikten sıyrılarak kurtulmadan geçer. Bunun için dışlanacak kurumlar; başta AB, IMF, NATO, Dünya Bankası, Uluslar arası Tahkim kuruluşlarıdır.

Türkiye devletçiklerden değil, bir bütün devletten oluşur. Türkiye toplumuna Türk denir. Türk ulusu; uyruk, soy, köken, dil, inanç olarak ayrılamaz. Ulusun yol göstericisi bilimdir. Türk ulusu bilimgüderdir(laiktir), inançgüderlerce (şeriatçılarca) yönetilemez. Kaytaklık (irtica) ile bölücülüğe yumuşak davranan, ayrıca yuvarsalcılık (küreselcilik), egemenliği kısmen ya da bütünüyle dış güçlere veren yönetimlere karşıyız. Yuvarlaşma, beyin gücünü kendine akıtarak, kaynakları kendine yönlendirerek tüm ülkelerin geri kalmasını, bağımlılığını sağlamaktadır.

Komşular dostumuzdur. Bu dostluk uzaktaki ülkelerin çıkarları doğrultusunda değiştirilemez. Türkiye doğudaki ortak gelenekleri, yazgıyı bölüştüğü ülkelerin birliklerine katılmalı.

Türkiye’nin akçal (ekonomik) durumunda devlet güçlü kalacak, işletmelerde ki payı %51’in altında olmayacaktır. Özelleştireme ancak Türklere uygulanacak, yerliler dışında Türklüğünü yitirmemiş olan yurt dışındaki Türkler bundan yaralanacaktır. Ancak, asla yabancılar özelleştirmeye katılamayacaklardır. Yabancıların ellerine geçirdikleri de, gerekirse 2 ile 3 kat çok akça verilerek geri alınacaktır.

Topluma üremsiz (faizsiz) borç verilerek, üretime katılmaları, yeni iş alanları açmaları sağlanacaktır. Üreten, dolayısıyla tüketecektir.

Yer altı kaynakları ancak Türklerce işletilecek, işlenmemiş ürün satılmayacaktır.

İç akça dolaşımımda yabancı yarmaglar (paralar) kullanılmayacak, Türk akçası egemen olacaktır. Dış alım YTL üzerinde yapılacaktır.

Güre (enerji) üretiminde yerli kaynaklar öncelikli kullanılacak, çekirdek (nükleer) güre üretimine başlanılacaktır.

Sağlık, eğitim, öğretim, ulusal gelirdeki bölüşme toplumun çıkarları doğrultusunda geliştirilecektir.

Özet ile üç ocağın da(İP,BCP,BTP) düşüncesi “ulusçu devlet” yapısını kurmaktır, “milli” dedikleri de budur. Biri, Kemalist-devrimci, biri Cumhuriyetçi, birisi ise inanç eksenlidir. Atatürk’ün Cumhuriyet yönetimi de bilimgüder solcudur. Bu partilerin üçüde solcudur. Ancak, CHP, DSP, SHP gibi sosyal demokrat partiler AB, NATO, IMF’ye, Tahkim’e, Küreselleşmeye, Özelleştirmeye açıkça “olmaz” demiyorlar. Atatürk’e göre bunlar sağda mı yoksa solda mı yer alıyor, tartışılması gerekiyor. Kuşkusuz, bu değerlere sağcı partilerden DYP, ANAP,GENÇ ile Türk-İslam sentezcisi MHP ile BBP, ayrıca inançgüder parti olan AKP “olmaz” demiyor. İşin içinden tutmak güç değil. Görünen görüntü bu. Herkes, kendi değerlerini tartarak ona uygun partiyi bulmalı. Bana göre kurtuluşun partisi, ancak Kemalist, bilimgüder, Cumhuriyetçi, Türkçü, onurlu, egemenlik ulusundur diyen bir parti olabilir. Kıvırtan, ulusu kandıragelen partilere oyumuz yok.


Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku

Older news items: