DERİN CEMAAT
Tarih: 25-06-2007 11:31


Tayyip Bey , hafta başı itibarıyla yine konuştu!..

Bu kez "Derin Türkiye" dedi, herkes arpacık kumrusu gibi düşünmeye başladı,
"bu da ne ola ki" diye!.. Ben bir yurttaş, sonra da gazeteci olarak, Tayyip
Bey'in konuşmalarından müthiş ürküyorum!.. Şaka yaptığımı sanmayın;
gerçekten Başbakan herhangi bir konuda konuşmaya başladığında, hele bir de
elinde kâğıt filan yoksa derin bir endişeye kapılıyorum... Her şeyden önce
söylediklerine inanmıyorum!.. İnanmıyorum, çünkü söylediğini birkaç saat
içinde değiştirebiliyor, hem de 180 derece dönerek!..


O kadar çok örnek var ki; İsrailli milyarder Sami Ofer 'le "hiç
görüşmediğini" söylediği günün öğlen saatlerinde "belki bir kez görüşmüş
olabileceğini" açıklamış, akşamüstü saatlerinde ise "en az iki kez
görüştüğü" ortaya çıkmıştı!.. Daha birkaç gün önce, "İçerideki 5 bin
terörist bitti de dışarıdaki 5 yüze mi sıra geldi" dedikten sonra 20 saat
geçmeden, "İçerisi, dışarısı ayrımı yoktur. Ben o rakamları gazetelerden
okudum" dememiş miydi?!..


Bu kez de CNN Türk'te, Uğur Dündar 'ın "Derin devlet var mı?" sorusuna
aynen şu yanıtı verdi:


- Türkiye'de derin devletten farklı bir şey, "Derin Türkiye" var...

Dündar, bu yanıt üzerine, "Derin Türkiye, sizin ve partinizin önünü kesmek
için faaliyette mi?" sorusunu yöneltti Tayyip Bey'e... Cevap müthişti:


- Şüphesiz. Onlar o faaliyetlerini sürdürecek. Biz de onları aşacağız.
Onları yıkacağız. Kaldıracağız. Ülkenin önünü açacağız.

Aşmak... Yıkmak... Kaldırmak!.. Tayyip Bey, çok fena kızdığı belli olan "Derin
Türkiye" nin kimliğini ise şu sözlerle açıkladı:


- Kim bunlar derseniz, artık orasını çözdükçe çözüyoruz. Ve çözeceğiz!..




Anlamadınız mı? Açıkçası ben biraz anlar gibi olup anlamayanlara dahilim!..


Tayyip Bey, "Derin Türkiye" kavramıyla 14 Nisan'dan itibaren meydanlara
çıkan milyonlarca pırıl pırıl insanı kastediyorsa, ki biz yurtseverler
onlara "Dip Dalgası" diyoruz, yukarıdaki "aşmak, yıkmak,
kaldırmak"sözcükleri tam yerine oturuyor doğrusu!.. Öyle ya, özene
bezene yazdıkları
senaryo, geleceğe yönelik planlar, devlete tam olarak hâkim olma hayalleri,
kâğıttan şatolar gibi bir fiskede yerle yeksan oluverdi!.. Tabii ki, bu
mantığa göre milyonların görkemli gücü tez vakitte aşılmalı, yıkılıp,
paramparça edilmeli ve sonunda tamamen, bir daha geri gelmemecesine ortadan
kaldırılmalı!. Böylece, cemaatlerin, tarikatların, yani aynı mantık
çerçevesinde "ülkenin" önü bir güzel, hiç kapanmamacasına açılsın!..


Peki, nasıl olacak bu yıkma, kaldırma işlemi?.. Çok açık değil mi?..
Aylardır, ABD'si, AB'si, işbirlikçi kalemleri, dinci ve TMSF medyası, Arap
kardeşleri, Kuzey Irak'taki aşiret reisleri, Kıbrıs Rum Yönetimi,
Yunanistan, Ermeni ve Rum patrikleri, seçimden sonra işbirliği işaretleri
gözümüze sokulan DTP harıl harıl niçin, kimin için çalışıyorlar
sanıyorsunuz?!.. Merak etmeyin unutmadım; bir kavram da ben yaratayım diye
sona bıraktım:


- Derin cemaat!..

Son olarak ABD'deki "Hudson Enstitüsü" isimli muhafazakâr
"think-tank" kuruluşunda
masaya yatırılan "Türkiye'nin Kuzey Irak'a girmesi" senaryosunu canla başla
Türk medyasına sızdıran, sonra da kıs kıs "gülen" derin cemaatten söz
ediyorum!.. Eğer söz konusu olan derinlikse; başı ABD'de, gövdesi
Türkiye'de, bir ucu Avrasya'ya, diğer ucu Afrika'ya dek uzanan, Papa'ya dek
ulaşan akıl almaz ilişkiler yumağının içinde özel bir yer edinen bu
cemaatten derinini bulmak herhalde olanaksızdır!..


Tayyip Bey, son derece haklıdır; 22 Temmuz'a bir ay kala bu güzelim ve
tutsak alınmasına ramak kalmış ülkede, "Derin Türkiye" ile "Derin cemaat" karşı
karşıyadır!.. 23 Temmuz sabahı her şey belli olacaktır:


- Türk halkı ya "Derin Türkiye"nin aydınlığına ya da "Derin cemaat"in
karanlığına uyanacaktır!..

Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku

Older news items: