ABD'nin PKK Koordinatörünün Ajandasında Neler Var?
Tarih: 21-11-2006 01:07


Türkiye PKK Terörüne karşı yürütülen mücadelede yeni bir zeminle karşı karşıya. ABD’nin geliştirdiği modele göre PKK terörü koordinatörlük sistemiyle sonlandırılacak.Bunun hangi yöntemlerle yürütüleceği konusunda netlik yok.Aslında netleşmesinin de olanağı yok.Çünkü böyle bir yöntemle terörün önlenemeyeceği bilinen bir gerçek.Bu yol; terör zeminini gerekçelendirerek, bir başka kulvarı yapılandırmaya dönüktür. Aslında  terör olgusu hedeflenenler için araçtır.
Bugüne değin PKK’yı destekleyenin şimdi hangi değişen nedene bağlı olarak ortadan kaldırmayı yeğleyeceğine inanılmaktadır.
Ne değişmiştir? “Yeni Ortadoğu” veya “BOP” hedefinden sapmamı vardır? 22 ülkenin sınırlarının değişmesine yönelik hevesler mi körelmiştir? Irak işgalinin sonuçlarında değişmememi gözlenmektedir? Irak‘ın kuzeyinde yapılandırılmaya çalışılan kukla devletin sınırlarının nerelere kadar uzanacağı açıklık mı kazanmıştır? ABD ve AB çizgisinin dilinden düşürmediği  “kürt sorunu” kavramının anlamımı değişmiştir? Türkiye’yi bölünmüş gösteren haritaların üretilmesi ,haritaların NATO toplantılarında boy göstermesi bundan böyle karşılaşmayacağımız bir duruma mı dönüşmüştür?
 Bu soruların cevapları bellidir.Belli olmayan böyle bir yönteme nasıl seyirci kalındığıdır.
ABD temsilcisi Ralston’un Irak temasları sonrası PKK’nın ateşkes çağrısında bulunması,Talabani’nin Türkiye’yi Irak’ın içişlerine karışmakla suçlaması ABD koordinatörünün üstlendiği rolü anlamlandırıyor.Bu rol ;terör örgütünün siyasal taleplerinin konuşulacağı,tartışılacağı siyasal bir zemini yapılandırmaktır.Buna bağlı olarak genel affı ve terörist başının serbest bırakılmasını sağlayacak ortamı yaratmaktır.Böylece Türkiye’nin üniter yapısını ortadan kaldıracak bir siyasal mücadelenin önü açılacaktır.Yani son dönemin sıkça başvurulan yöntemi yine gündemdedir; ”ölümü gösterip sıtmaya razı etme “stratejisiyle Türkiye’nin geleceğine hükmetmeye çalışılmaktadır.Bu konuda ülkenin tüm direnç noktalarını zayıflatmak ise bu stratejinin bir parçasıdır.Türk Silahlı Kuvvetlerini (TSK) hedef alan yaklaşımların özü de buna dayanmaktadır. PKK’nın ateşkes çağrısıyla TSK hedef alınıp,barış karşıtı gösterilerek, elini kolunu bağlayacak bir süreç hedeflenmektedir.TSK’yı yalnızlaştırarak, Barzani-Talabani-PKK-ABD-AB ve İsrail’in ortaklaşa yapılandıracakları  “Büyük Kürdistan” projesini sorunsuzca hayata geçirmek yeni oyunun özünü oluşturmaktadır.Türkiye’yi PKK terörüyle terbiye etmeye çalışmak,ulusal güvenlik algılamasını köreltmek,üniter yapısını ortadan kaldırarak öncelikle federatif modeli sonrasında kolaylıkla çözülmeyi sağlamak koordinatörlük modelinin ajandasında saklı olanlardır. Türkiye’den kendi eliyle topraklarına siyasal  mayınlar döşemesi  istenmektedir.
Türkiye’nin vakit kaybetmeden bu tuzağı görmesi ve dağıtması zorunluluktur.Türkiye’yi “ya bölerek büyüyeceksin ya da bölünerek küçüleceksin” korkutmasıyla terbiye etmeye çalışanlara gereken cevaplar gecikmeden verilmelidir.
”Bağımsızlık benim karakterimdir” diyen liderin ülkesine yakışan tavrı göstermeyenlere gün geldiğinde Türk Milletinin söyleyeceği çok şey olacaktır…
Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku
Administrator tarafından yazıldı