Türkiye’de terör olayları yeniden tırmanma eğilimi
gösteriyor.Özellikle son aylarda yoğunlaşan PKK terörü,Türkiye’nin
güvenliği tartışmalarını gündeme taşıyor.Her şeyden önce,görülmelidir
ki,terör karmaşık bir denklemdir.Karmaşıklığı,aslında yapısal bir
özelliktir.Terörü yaratan koşullar ve işleyen düzeneği bilinçli bir
karmaşıklığı öngörür.Terörün doğru ve akılcı analizi ancak bu karmaşık
yapının çözümlenmesiyle mümkündür.
Terör özü gereği esasen bir amaç değil araçtır.Bu
durum terör denkleminin karmaşıklığını besleyen unsurdur.Terör iki
basamaklı bir yapı gösterir.Birincisi alt bağlantı basamağıdır.Bu
basamak aslında bizzat terör odağı tarafından göstermek istedikleriyle
sınırlıdır.Yani terörün görünen yüzüdür.İkinci basamak ise üst bağlantı
düzeneğidir.Asıl ilişki ve nedenlerin kümelendiği basamaktır.Terör
denkleminin belirlenen amaçlar için araç olarak kurgulandığı nokta
burasıdır.Terörü besleyen temel unsurların barındığı aşamadır.Bu
basamak yeterince analiz edilmeden veya görmezden gelinerek,sadece
birinci basamakla ve gösterilenlerle yetinilerek,terörün gerçek
nedenleri ve besleyici unsurları ve asıl aktörleri ortaya
çıkarılamaz.Terörün karanlık yüzü üst bağlantıda saklıdır.Üst bağlantı
terörün jeopolitiğini yansıtan basamaktır.Buna bağlı olarak,asıl amaca
ulaşmak veya asıl amaç için mücadele edebilmek adına terör bir
araçtır.Bu araç,yürütülen güç mücadelesinin güdümündedir.Onun
amaçlarının hizmetindedir.Unutulmamalıdır ki,devletlerin çıkar
hesaplarından ve uzantılarından tamamen bağımsız terör olgusu taban
bulamaz,gelişemez,uzun soluklu olamaz hatta oluşamaz.Terör bu anlamda
maalesef devletlerin çıkarlarının uzantısı haline gelmiştir.Bu tablo
terör ayrımcılığını yaratan tek nedendir.İnsanlık adına terörün
sonuçları tek ve yalındır.Mücadele edilmesi gereken ve insanı hedef
alan terörün iyisi,kötüsü,benimki si, seninki si olamaz.Olursa
samimiyet kalmaz.”Küresel terörizm” vurgusunun hiçbir inandırıcılığı
olamaz.Aslında yaşadığımız dönem terörün küreselleşmesinden çok ,
küreselleşen çıkar çatışmalarının teröre uygun iş iklimi yaratmasıyla
biçimleniyor.Pazar ve doğal kaynaklar egemenliğine dayalı yeni
jeopolitik atlas ile terörün odaklandığı atlas örtüşüyor.Bu
konuda yeni bir perde açılmıştır.Perdeyi açan Afganistan
ve Irak işgalleridir.Avrasya mücadelesinin odaklandığı coğrafi bölgeler
ve yeni eksenler ;“güç ,çıkar ve terör jeopolitiğinin” üçgenine
sıkışmıştır.Bu sıkışıklığı ABD lehine zorlayan Büyük Ortadoğu
Projesidir. Türkiye’de bu üçgenin en belirleyici yerindedir.Bugün
yeniden hareketlenen terör,Türkiye’ye dışarıdan biçilen rollerin ve
hesapların denetimimdedir.Ortadoğu da yeni hesapların
uzantısıdır.Avrasya coğrafyasına sıkıştırılmak istenen “güç,çıkar ve
terör jeopolitiğinin” güdümündedir.Türkiye üzerine yapılan hesapların
beklentisi;ulusal güvenlik stratejisini zayıflatarak,kararlılık ve
direnme yeteneğini yol etmektir.PKK terörünün yeniden sahaya sürülmesi,
“ölümü gösterip sıtmaya razı etme” çabasıdır.Türkiye; bir yandan terör
örgütüne genel af düşüncelerinin ortaya atıldığı, federasyon için imza
kampanyalarının yapıldığı bir dönemi yaşarken bir yandan da terör
saldırılarına uğraması bu fikri güçlendirmektedir.
PKK terörü, denklemin alt basamağını oluşturur.Asıl
anlaşılması gereken üst basamağıdır.Yani perde arkasıdır.PKK’nın
arkasıdır.Bu da karanlık değildir.Terör örgütünden Osman Öcalan’ın bir
süre önce ifade ettikleri, PKK’yı kimlerin nasıl bugünlere taşıdığını
ortaya koymuştur.Bugün de aynı desteğin sürdüğünü görüyoruz.
Bu noktadan sonra öncelikli görev; yerli ,yersiz
sık,sık“küresel terör” vurguları yaparak,onun için dertlenmek ve enerji
tüketmek yerine, öncelikle PKK terörünün önünü ve arkasını bir kez daha
ve yeni koşulların zemininde irdeleyerek,Türkiye üzerinde oynanan
oyunlara karşılık vermektir. |