22 Temmuz seçimleri Cumhuriyet tarihimizin en zor ve kritik seçimi olacak.
- Türkiye, ya düzlüğe çıkmak için değişim başlatacak;
- Ya da karanlık tünelin içinde sürüklenmekte olduğu yola devam edecek.
Neden çok kritik bir seçim? Türkiye'nin karşısındaki seçenekler ne? Karanlık tüneldeki yolculuk devam ederse neler olacak?
1) Türkiye ekonomisi,
"Batı kapitalizmi için bir cennet olacak".
Dev tekeller ahtapotun kolları gibi ülkeyi saracak. Bütün iktisadi alanlar yabancıların ve maşalarının eline geçecek.
2) Halkımız yabancı tekellerin emrinde çalışan işçiler ve
teknisyenler haline dönüşecek. Yabancı tekeller ve arkasındaki
devletler Türk halkının patronu durumuna gelecek.
Tabii ki kimi
"Türk ceo'lar"
parlayacak. Onlar, yabancı tekeller adına Türk halkını çok başarılı bir biçimde sömürdükleri için ödüllendirilecekler.
3) Köylü, yabancı tekellerin ve onların emrine girmiş yerli şirketlerin ırgatı durumuna düşecek.
4) Sosyal devletin tamamen yıkıldığı bir ortamda oluşacak piyasada
yalnız yabancı tekeller değil işbirlikçi şeriatçılar da yerleşecekler.
Yerel yönetimlerden "yandaş yeşil şirketlere kadar"
tarikatlar ve cemaatler sosyal ve iktisadi düzeni ele geçirecekler.
5) Devletin yerine ve onu tasfiye etmek için oluşturulan serbest piyasadan bölücü örgüt de payını alacak.
"Amerika, şeriatçı işbirlikçi ve bölücü sacayağı"
tamamlanmış olacak.
Serbest piyasa yalnız iktisadi değil siyasi, dini ve etnik yeniden
yapılanmanın da altyapısını hazırlıyor. ABD'nin 1978'de hazırlayıp
1980'de Türkiye'ye dayattığı Washington uzlaşması, böylesine sihirli
bir maşa.
Serbet piyasa üzerinden önce iktisadi, daha sonra da siyasi, sosyal,
etnik ve dini yeniden yapılanmaya olanak sağlıyor. Kimin için?
Emperyalizm adına Cumhuriyete, demokrasiye, sosyal devlete ve laikliğe
karşı bir operasyon bu.
Serbest piyasa bu nedenle sömürgecilerin en önemli silahı.
Piyasa üzerinden sessiz darbe
ABD ve AB Türkiye'nin piyasasını Avrupa Birliği üzerinden kendilerine
bağlayarak sessiz darbeyi yapıyorlar. Mevcut politikaların devamı ile
AB üzerinden Batı kapitalizminin emrine sokulmuş bir Türkiye
hazırlanmak isteniyor.
Bu operasyonun adı,
"Türkiye'nin askersiz işgalidir"
. Ekonomisini ele geçirdiğiniz zaman,
- Siyasal partileri ve siyaset adamlarını da denetim altına alıyorsunuz.
- Eğitim, kültür ve sağlık hizmetleri de ellerine geçmeye başlıyor.
- Ekonomisi, siyaseti ve kültürü denetim altına alınmış bir ülkenin, ordusu da önünde sonunda direncini kaybeder.
22 Temmuz seçimleri Türkiye Cumhuriyeti'nin devamı ya da yok edilmesi seçenekleri arasında bir tercih olacaktır.
Bu korkunç gerçeği saklamak isteyen kimi partiler
"karşı cepheden transferler yaparak"
halkın bu durumu anlamasını engellemeye çalışıyorlar. Ancak bu, işe yaramayacaktır.
Halk artık gerçek tehdidi görmeye başladı;
- Köylü, işçi, memur, esnaf ABD ve AB'nin taleplerini yerine getiren
yönetim yüzünden ezildiğini çok iyi görüyor. Medya karartmaları çare
olmadı.
Dün oy verdikleri parti yüzünden bu duruma düştüklerini biliyorlar artık.
Milyonlarca insan meydanlarda yalnız laiklik için haykırmadı; halkı
ezen emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı yumruğunu havaya kaldırdı.
- Türkiye'nin parçalanmak istendiğini gören TSK,
"artık yeter"
dedi. Halkı emperyalizmin tehdidine karşı açık açık uyardı. Türkiye'yi ve bölgeyi kimlerin parçalamak istediğini söyledi.
Emperyalizmin Türkiye üzerinde yürütmekte olduğu sessiz ve sivil darbeye halkın yanında, ordu da karşı çıktı.
22 Temmuz'da çok farklı bir seçim yaşayacağız. Emperyalizmle
işbirliği yapan oligarşinin tasfiyesi bu seçimle başlayacaktır;
başlamak zorundadır...
www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali |