Yüzü Nereye Dönük Olsun? Halka mı? Batı'ya mı?
Tarih: 21-05-2007 12:02


"Yüzü Batı'ya dönük olmak", medyamızda sıkça kullanılan bir deyim. Siyasiler ya da aydınlar için bol bol söylenir. "Onun yüzü Batı'ya dönüktür" türünden ifadeler duyarız.

- Bunun anlamı nedir? Amerika'yı çok seven, onsuz yapamayan bir anlayış mı?

- Özel bağları olan, onlardan vazgeçemeyen bir durum mu?

- Tanzimatçı bir zihniyetle Batı'nın taleplerini bir bir yerine getirmek mi?

- Ya da "aşırı liberal ve dışa açık iktisat politikalarını uygulamayı" Batı'ya dönüklük olarak düşünmek mi?

Türkiye'de "yüzü Batı'ya dönük olanlar" , ABD ve AB'nin Türkiye ve bölge üzerindeki niyet ve uygulamalarını herhalde görüyorlar ve biliyorlar. Bunları anlamayacak kadar yetersiz olamazlar. Buna rağmen yüzleri yine de Batı'ya dönükse acaba bu ne anlama gelir? Olasılıkları sıralayalım;

1- "Ne yapalım, onlarla bozuşmamak bizim esas hedefimiz. Niyetlerini ve yaptıklarını bilsek de, bağrımız yansa da, sömürülsek de yine vazgeçmeyiz."

Biz Batı'nın arka bahçesi bile oluruz. Hatta "henüz dönmemiş Abdullah Gül' ün" 3 Ağustos 1995'te TBMM kürsüsünden haykırırcasına eleştirdiği gibi; "Arka bahçedeki köpek kulübesine girmeye bile razıyız" türünden bir anlayışı "yüzü Batı'ya dönük olmak" biçiminde sunanlar...

2- Bence "Türkiye'yi Batı'ya pazarladıklarını" söyleyen AKP'li siyasileri de "yüzü Batı'ya dönükler grubuna katmamız" gerekir. Bunlar, "Bizi deliğe süpürmeyin, tepe tepe kullanın" diyecek kadar dönüktürler. Tek sorun, bunların "değişir olmalarıdır" . Arkalarını Batı'ya çevirmişken birdenbire dönüvermişlerdir. Bugün yüzleri mi yoksa arkaları mı dönük; anlamakta hâlâ zorlanıyorum!..

3- Batı gibi olmayı, "yüz dönüklüğü" olarak düşünenler varsa bunların Batı ile kapışmaları gerekir. Batı sömürgeci ve saldırgan: Askerlerini, şirketlerini, papazlarını kullanarak sömürgecilik yapıyor. Bakın Irak'ın, Afganistan'ın, Lübnan'ın durumuna; bakın "Batı'nın tüketip bitirdiği" Afrika'nın perişanlığına.

Yoksa uşaklık edenler mi?

"Yüzü Batı'ya dönükler" için acaba Batı'nın uşaklığını mı kastediyorlar? "Yüzü en dönük olan en iyi hizmet sunandır" anlayışıyla kendilerini beğendirmeye mi çalışıyorlar?

Bunlar küçük bir azınlık aslında, "içimizdeki oligarşi"; Batı sömürgeciliğinin içimizdeki uzantıları durumundaki işbirlikçiler. Köktendincisi, büyük sermayesi ve bölücüsü... Bugün Irak'ta yüzü Batı'ya en dönük olanlar Talabani ve Barzani değil mi? Bizdeki yüzü dönüklerin onlardan hiçbir farkları yok. Zaten "Irak'taki yüzü dönüklerle" yakın işbirliği yapmıyorlar mı?

Siyasetçinin yüzü halkına dönük olmalı; ne Batı'ya ne Doğu'ya.

Yüzünü halkına dönmeyip Batı'ya dönenler ve Washington'dan, Brüksel'den ve oligarşiden icazet alanlardır.

Kimi medya çevreleri "onun yüzü Batı'ya dönük, bunun yüzü Doğu'ya dönük" diye utanmadan halkı aşağılıyorlar. Siyasetçi, sendika, sivil toplum örgütü, her kimse yüzünün döneceği tek bir yön vardır, kendi halkı...

Halkının refahı, halkının özgürlüğü, halkının yararı siyasetçinin bakacağı tek yöndür.

Mitinglerin tokadı, halkın gücü

Dev mitinglerden yüzünüzün nereye döneceğini daha anlamadınız mı? Halkın taleplerini daha göremediniz mi? Oligarşi sizi bu kadar mı kör etti? Halk ne dedi; "Ne ABD ne AB, bağımsız Türkiye" diye milyonlar meydanları inletti. "Yüzünüz AB'ye, ABD'ye değil bana dönecek" dedi.

- "Satılık medya istemiyorum" , yüzü Batı'ya dönük yüzsüzleri ve işbirlikçileri ezer geçerim dedi, daha anlamadınız mı?

- "Laiklik" dedi, yani halkın egemenliğini haykırdı... Washington'ın, Brüksel'in, oligarşinin egemenliğini artık istemiyorum diye halk yumruğunu havaya kaldırdı.

Yüzü Batı'ya dönükler artık ılımlı İslamcılardır; Büyük Ortadoğu Projesi'nin ortaklarıdır. Sömürgecilerin içimizdeki uşaklarıdır... Daha anlayamadınız mı?


Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku

Older news items: