Gerçek Derin Devlet, 'Piyasanın Görünmeyen Eli'
Tarih: 23-03-2007 10:53

Klasik iktisatçılardan beri piyasanın sihirli bir güç gibi, "görünmeyen ellerini kullanarak" iktisadi faaliyetleri yürüttüğü söylenir durur.

Piyasada mallarını, hizmetlerini, tasarruflarını sunanlarla bunları almak isteyenler karşılaşırlar ve gizemli bir biçimde kendiliğinden oluşuverir.

- Hangi mallar ve hizmetler üretilecek?

- Bunlar nasıl ve kimin için yapılacak?

- Hangi fiyatlardan piyasada satılacak?

Bütün bunları piyasa belirler, kimsenin müdahale etmesine hiç gerek yoktur.

Devlet sadece hukuki altyapıyı hazırlar, gerisi kendiliğinden hallolur. Serbest piyasada her şey serbesttir. Piyasaya müdahale olmaz; liberal demokrasi ve liberal ekonomi iç içe geçmiştir onlara göre. Devletin hiç karışmaması gerekir.

- ABD, AB ve onların kurdukları IMF gibi Batı örgütleri bunları sadece söylerler. Kendileri kesinlikle uygulamazlar.

- Türkiye gibi ülkelerin yapmasını isterler. Piyasada her şey serbest olmalı; "liberal ekonomi, özelleştirilmiş ve dışa açık piyasa" esas alınmalıdır. Türkiye gibi demokrasinin yerleşmediği ve engellendiği ülkelerde bu işi iki yolla yaparlar:

1) "İçeride oluşturdukları işbirlikçi oligarşik düzen" sayesinde istedikleri her şeyi güle oynaya yaptırırlar;

2) Rejimi dışa kapalı ise "silah zoru ile işgal ederek" piyasayı açarlar; Irak'ta görüldüğü gibi.

Sonuçta "özelleştirilmiş, serbest ve dışa açık bir piyasa" sihirli ve görünmez bir el gibi Batı kapitalizminin bütün isteklerini yerine getirir. Açık piyasa sömürgeci güçler için gizemli bir anahtar gibidir. Özelleştirilmiş, serbestleştirilmiş ve açılmış piyasada acaba neler yaparlar; tek tek sıralayalım:

1) O ülkenin yerel (ulusal) şirketleri yerine kendi dev tekellerini yerleştirirler. Dev alışveriş merkezlerinden en lüks otomobil pazarına kadar bütün zenginlikler sunulur. O ülkenin zahmet edip her şeyi üretmesine hiç gerek yoktur. Liberal, özelleştirilmiş ve açık piyasada her şey dışarıdan gelmeye başlar. Mobilya, ayakkabı, boyunbağı, pasta, muz, papaz, silah, danışman aklınıza ne gelirse...

Gazeteleri, televizyonları bile Batı'nın dev tekelleri sahiplenirler ve işletmeye başlarlar.

2) Bankalar, borsalar, para piyasaları geri kalacak değiller ya! Bizim çalışıp yorulmamızı hiç istemezler, onları da sahiplenip işletmeye başlarlar.

3) Köylüye hizmetleri çok büyüktür. Yazık değil mi; uğraşacak, tohum üretecek, ayıracak, yeniden ekecek; her şey önünde hazırdır; yabancı şirketler tohumunu bile hallederler.

4) Yabancı şirketler bizi "o kadar benimserler ki spora, eğitime, sağlığa, reklama kısacası aklınıza gelecek her yere girerler". Onlara o kadar güveniriz ki, telefonlarımızı bile veririz.

5) Bırakın iktisadi işlerdeki "gizli ve sihirli eli" siyasi işlere de soyunurlar. " Piyasanın görünmez eli siyasileri ve siyasal partileri de sahiplenirler. " Yedikleri - içtikleri ayrı gitmez. Birbirlerine serbest piyasa üzerinden kefil bile olurlar... Yurtta barış, cihanda barış, piyasa üzerinden işler.

Özelleştirilmiş, liberal ve açık piyasa aracılığı ile siyasi yaşamımız onların bir parçası haline gelir. Meclis'ten istedikleri kanunları çıkarırlar. "Piyasanın görünmez eli" meclislerde hiç mi hiç kendini belli etmez. Şıp diye kanun çıkıverince anlarsınız "piyasanın gizli elinin kerametini".

Serbest, özelleştirilmiş ve dışa açılmış bir piyasanın "görünmez eli, ahtapotun kolları gibi" her yere ulaşır; piyasayı denetimi altına alır; bankaları, borsaları istediği gibi yönlendirir; siyasetçileri ve siyasal partileri bir ağ gibi sarar.

Piyasanın görünmez eli iktisatta, siyasette, dinde, imanda, kültürde her yerdedir. Çünkü o gerçek derin devlettir.

Devletin ortadan kaldırıldığı bir düzende onun yerine yerleşen "görünmez bir el" dir. Özelleştirilmiş, serbestleştirilmiş ve dışa açılmış bir piyasa, gerçek derin devletin ta kendisidir.

Bizim piyasa da özelleştirildi, özgürleştirildi ve dışa açıldı. Yabancı tekeller ve kimi İslamcı şirketler bu özgürlüklerden fazlasıyla yararlanmaya başladılar.

Yukarıdaki "görünmez el" ile bir ilgisi olduğunu hiç sanmıyorum. Bizimkiler sere serpe ortalıktalar... Klasik iktisatçılar galiba yanılmışlar. Piyasanın görünmeyen eli yerine "görünen eli" de diyebiliriz. Kafalarını, piyasanın ve siyasetin "dokunulmazlıkları" karıştırmış olmalı...

Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku