ABD ve AB Kıskacından Kurtulmadan Hiçbir Sorun Çözülemez
Tarih: 03-03-2007 11:53

Şu anda Türkiye'nin sıkıştırıldığı; sıkıştırılmaktan öteye bir yandan sömürgeleştirilirken öte yandan yavaş yavaş
eritilip dağılmaya götürüldüğü siyasal konular neler?

1) Türkiye, Kıbrıs adasından ve Doğu Akdeniz'den tasfiye sürecine sokulmuş durumda. Hangi yollarla?

- Türkiye AB'ye yavaş yavaş tek yanlı bağlandı ve Rumlar, Kıbrıs Cumhuriyeti kimliği ile AB'ye, anlaşmalara karşın
sokuldular. Bu gelişme, "Türkiye-AB ilişkilerindeki" tek yanlı süreç ile sağlandı. Sir Leon Brittan, daha 1994'teki
Türkiye raporunda AB'nin Kıbrıs hedefini yazmıştı (Avrupa'yla Derin Bağlar, Sayfa 134).

- Türkiye'nin "programlı bir biçimde içine sokulduğu" Avrupa kıskacı Kıbrıs'ı ve Ege'yi Türkiye'nin zararına çok
tehlikeli bir noktaya getirdi. Bu süreci "görmezlikten gelip", şimdi "Gemileri Akdeniz'e salarız" demek ciddiyet dışı
bir tutumdur.

- Türkiye'nin "AB kıskacı içine sokulmuş" mevcut ilişkileri normalleştirilmez; bu kıskaç kopartılıp atılmaz ise
Türkiye hiçbir şey yapamaz. Önce Ankara-Brüksel ilişkilerini "karşılıklı çıkarlara göre yeniden kurmak gerekir".

2) Kuzey Irak ve Güneydoğu meselesi; 2003 yılında ABD ve İngiltere Irak'ı işgal için saldırırken Kuzey Irak'ta
"stratejik bir kukla ortak" kuracakları çoktan belliydi. ABD, İngiltere ve İsrail, Kürdistan projelerinin Irak
ayağının altyapısını 1991'den beri hazırlıyorlardı. Hem de İncirlik Üssü'nü kullanarak.

- ABD, İngiltere ve İsrail bugün K. Irak'ta, "kendilerinin emrinde ve bağımlı" bir yönetimi kurdular. Bu yönetim ABD,
İngiltere ve İsrail'e güvendiği için "Ankara'ya meydan okumaktadır".

- Güneydoğu Anadolu, "Brüksel üzerinden Ankara'ya karşı, yeniden yapılandırılmaktadır". Bunu 73 milyon insan görüyor,
dünya basını yazıyor da AKP hükümeti mi görmüyor? Tabii ki görüyor. Ama Ankara, "hiçbir şey yokmuş oyununu" oynuyor.

- Kürdistan'ın bir ayağı AB, ABD ve İsrail tarafından Güneydoğu'da oluşturulmak isteniyor. Belgeli, kanıtlı, tanıklı
çok somut bir gelişme. Onlara güvenen yerel ayrılıkçılar Lozan'ı bozmaya çalışıyorlar.

- Ankara, "ABD ve AB'den bu konuda yardım istiyor". Olayı yaratanlar sizi hedef almışlar; siz onlardan yardım
istiyorsunuz. Uluslararası ilişkilerde böyle bir mantık olur mu? Yeni seçenekleri değerlendirmezseniz şantajcıya boyun
eğersiniz.


Çözüm nerede?

Yardım isteyemezsiniz; çünkü olayın arkasında onlar var; siz bunu herkesten iyi biliyorsunuz. O zaman şunu sormak
gerekir; "yardım sağlama görüntüsü ile" kimi kandırıyorsunuz? Kimi oyalıyorsunuz?

Çözüm mü istiyorsunuz? Türkiye'yi AB ve ABD kıskacından kurtaracaksınız. "Arkalarında siz varsınız; bu iş böyle
yürümez; beni bölmek isteyen sizsiniz" diyeceksiniz.

Ancak bunu diyebilmeniz için önce, "yeni emperyalizmden rahatsızlık duyan" Rusya, Çin ve Hindistan'la ilişkileri
geliştirmeniz gerekiyor. Bakın Putin konuştu; "ABD emperyalizmine karşıyım" dedi. Sizin buna destek vermeniz gerekir.
Ancak, "kendinizi iktidarda tutabilmek için" bunu yapamıyorsunuz.

- Ermeni ve Patrikhane sorunları da yine AB ve ABD kıskacındaki Türkiye'ye dayatılıyor. Yeni Ortadoğu Projesi İsrail,
Kürdistan, Ermenistan ve Gürcistan ekseniyle yan destekler oluşturuyor.

Fener Patrikhanesi, Rusya ve bölge Ortodokslarına yönelik ABD ve AB'nin tetikçiliğini yapacak bir kurum olarak
örgütleniyor. Türkiye'nin Rusya ile çıkarları örtüşüyor.

Askerler, şirketler ve papazlar el ele, omuz omuza yeni sömürgecilerin en güçlü silahları olarak donatılıyor.

Ankara'nın Ermeni ve Patrikhane meselesini çözebilmesi için Rusya başta olmak üzere Asya'nın büyük devletleri ile
işbirliği yapması gerekir. Elimizde bu olanak var ancak kullanılmıyor. Kullanılmadığı için de Doğu Akdeniz'de, Ege'de,
Kürdistan projelerinde, Ermeni tasarılarında, Ortodoks sömürgeciliğinde sürekli geriliyoruz.

İktidardakiler, "AB ve ABD kıskacını kırmak istemiyorlar". İçimizdeki oligarşi yıllardır ABD ve AB ile birlikte bu
kıskacı örümceğin ağı gibi yavaş yavaş ördüler.

Siyasal sermaye ve siyasal İslamın oluşturduğu yerli oligarşi yerine "kıskacı kıracak yönetimi" getirmek zorundayız.
Türkiye'nin AB ve ABD ilişkileri normalleştiği zaman bütün sorunlar çözülecektir.

Gerçek demokrasi, sosyal devlet, hukukun üstünlüğü ve Türkiye'nin sömürgeleşme sürecinden çıkarılması "AB ve ABD
kıskacının kırılmasına bağlıdır."

Bu kıskacın Türkiye'nin bütünlüğünü, Cumhuriyeti ve Lozan'ın kazanımlarını ortadan kaldırmakta olduğunu 73 milyon
insan görüyor ve yaşıyor. Bu değerleri savunan "istisnasız bütün güçlerin" bir yumruk gibi birleşmesi ve oligarşinin
egemenliğine son vermesi gerekiyor.

"Elmanın sapı, armudun çöpü" tartışmasını yapacak bir lüksümüz yok...
Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku