MİT'in Açıklaması 73 Milyona
Tarih: 09-01-2007 12:56

6 Ocak günü MİT Müsteşarlığı'nın yaptığı değerlendirme "bir uyarı" niteliğindedir. Vurgulanan kritik noktalar şunlar oldu:

1) Ulus devlet tehdit altındadır.

2) Bekle gör politikası ile başarı kazanılamaz.

Türkiye bu yüzden kaybediyor.

3) Türkiye elindeki bütün olanakları değerlendirmek zorundadır.

Açıklamanın en önemli noktaları bunlar. Yukarıdaki üç noktanın bana göre tercümesi (ve yorumum) şöyle;

1) Türkiye iç ve dış ilişkilerinde mevcut trendi sürdürürse dev sorunlarla karşı karşıya kalacaktır. Ulus devlet kimliğimizle birlikte Cumhuriyet ve Lozan'ın kazanımları da tehlikeye girecektir.

2) Yanlış nerede? "Bekle gör politikası", başkalarının çizdiği yoldan yürüme sonucunu doğuruyor. Başkaları kendi siyasi, iktisadi, askeri ve kültürel politikalarına (çıkarlarına) göre yollarını belirlerler.

Bu politikalar Türkiye'nin zararına sonuçlar vermektedir.

3) Bütün olanakların değerlendirilmesi konusu;

- Türkiye'nin izlediği politika, "başkalarının kendi olanaklarına ve çıkarlarına göre" olduğu için bize yaramaz. Türkiye bütün olanakları değerlendirerek kendi ulusal çıkarlarını koruyabilir.

- Nedir bu olanaklar? İktisatta, siyasette, savunmada, kültürde bunların yanıtları vardır.

- Örneğin iktisatta tarımı, sanayiyi, hizmetleri, teknolojiyi geliştirecek ulusal politikalar uygulanmalıdır. Bu "olanaklar" değerlendirilmiyor. Neden? Türkiye IMF'ye, AB'ye tek yanlı bağlanıyor.

- Dış politikada ABD'nin politikasına uyanlar "Kürdistan, Ermenistan, Patrikhane projelerine yardım edriyorlar."

Bu konularda ulusal politikalar uygulanmalı.

- Dış politikada olanaklar değerlendirilmeli; "denge politikalarına geçilmeli."

Adres neresi?

Müsteşarlığın açıklamasının adresi tüm Türkiye'dir. Vatandaşlarıyla, kurumlarıyla bütün Türkiye'dir. Sokaktaki insanlar, milletvekilleri, profesörler, işçiler, köylüler, kurumlar bunun muhatabıdır.

Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu iç ve dış tehditler 73 milyon insana ve bütün kurumlara duyurulmak istendi. Tehlikeli gidiş karşısında "en bilgili devlet kurumu", bildiklerini tüm halk ve kurumları ile paylaşmak istedi.

MİT'in yaptığı, bir anlamda da "sorumluluk paylaşımıdır." Yaşanan dev sorunların ve gelmekte olan tehlikenin önlenmesi için "bildiklerini halka açıklamıştır". Yalnız halka değil, diğer devlet kurumlarına da, "halkın şahitliğinde" bir uyarıda bulunmuştur.

- Diğer devlet kurumları bu bilgileri MİT'ten nasıl olsa almıyorlar mı? Ne gerek vardı alenen açıklamaya, diyenler olabilir.

- Tehlike o kadar büyüktür ki, "MİT bu büyük tehlikenin gelmekte olduğunu; kesinlikle politikaların değiştirilmesi gerektiğini" halkın huzurunda diğer devlet kurumlarına iletmektedir.

"Bakınız, günah benden gitti; bu iş böyle gidemez; nelerin yapılması gerektiğini; eğer yapılmaz ise başımıza hangi felaketlerin geleceğini 73 milyon vatandaşın önünde size duyuruyorum" demiştir.

Kimlere mi? Milletvekillerine, partilere, askere, üniversitelere, barolara, meslek odalarına, işçi ve işveren sendikalarına, yani tüm kurumlara!

- "Ben en bilgili devlet kurumu olarak" size duyuruyorum; herkes ne yapacaksa, bugün yapmak zorundadır. Yarın çok geç olacaktır...

- "Yoksa Türkiye bölünüp parçalanacaktır" uyarısını yaptı.

Bakalım doğru okuyanlarımız çıkacak mı?..

Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku