|
Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhr. Bir. Bşk. Süleyman Orakçıoğlu Dünya'da 23 Kasım 2006'da çıkan değerlendirmesinde, "Gümrük Birliği'nin değiştirilmesi gerekliliğini" açıkladı. Daha önce de TİM dergisinde yazmıştı; ben de Bıçak Sırtı'nda bu görüşü ele almıştım.
Yalnız tekstil değil, yıllardır ilaçtan demir çeliğe; tarım ürünlerinden ulaştırmaya, bütün sektörler "bu tek yanlı yükümlülükten" zarar görüyorlar. Hayatım bu ipotek belgesini anlatmakla geçti. "Türkiye'nin Askersiz İşgali; Gümrük Birliği" çalışmam bunun belgelerini anlatır. Kimlerin, niçin bu kara deliği açtığını; DPT gibi karşı çıkan devlet kurumlarının niçin ve kimler tarafından susturulduğunu ortaya koyar.
Taylan Erten Dünya'da 24 Kasım 2006 tarihli köşesinde Orakçıoğlu'nun çıkışını, "ilk ciddi çıkış" olarak yazmış. Daha başkaları da oldu, ama kimse duymak istemedi. İş çevreleri dışındakileri de katarak özetleyelim bakalım:
1) Gümrük Birliği ile Türkiye'nin hukuk dışı ve tek yanlı yükümlülük altına sokulmaması için 60 öğretim üyesi olarak bir bildiri yayımladık. Hasan Pulur 'dan Oktay Ekşi 'ye kadar on dolayında köşe yazarı 1995'te bize destek verdi.
2) Cumhurbaşkanı Demirel 'e 12 sayfalık bir rapor gönderdim. Okuyup okumadığını bilmiyorum, ama tepki vermedi, sustu.
3) 60-70 kadar milletvekiline şahsen ulaşıp bir yıl boyunca bilgi verdim, engelleyin dedim. Abdullah Gül de bu çabalarıma, TBMM'de yaptığı konuşmayla destek verdi!
4) İmzadan 10 gün önce, 25 Şubat 1995'te Başbakan Tansu Çiller 'e ve Dışişleri Bakanı Murat Karayalçın 'a iki saat boyunca Said Halim Paşa yalısında baş başa anlattım. Bütün konuşmaları kitapta yayımladım.
5) Muhalefet lideri Mesut Yılmaz ile 1995'te bu konuyu baş başa konuştum; "Değişmesi gerekir, iktidara gelince değiştireceğiz" dedi.
6) Nisan 2001'de Halit Narin, TEKSİF Başkanı olarak Antalya'da uluslararası Tekstil Konferansı'nda, "Gümrük Birliği'ni yerden yere vuran" bir konuşma yaptı. Dinleyen üç bakandan birisi Kemal Derviş 'ti. Onlar da ses vermediler.
7) Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün yıllardır yırtınıp duruyor. Meclis, hükümet ve partiler susuyor. Oligarşi hükmünü yürütüyor.
8) Bırakın sivilleri, askerler bile tehlikeyi gördüler. 2002'de MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılınç ; 2003'te Büyükanıt Paşa Gümrük Birliği'nin Türkiye'yi tek yanlı bağlamasını yerdiler. "Eşi benzeri görülmemiş gümrük birliği" cümlesi Büyükanıt'a aittir(*).
9) Anayasa Mahkemesi Raportörü Dr . Kemal Başlar, 56 sayfalık makalesinde, Gümrük Birliği belgesinin anayasaya aykırılığını bütün çıplaklığı ile ortaya koyar. (Avrupa Çıkmaz Sokak, 2005 Bilgi Yay.)
"Gümrük Birliği'nin Dokunulmazlığı", Taylan Erten Dünya'daki makalesine bu başlığı atmış. Artık, "Gümrük Birliği'nin bu dokunulmazlık tabusunu yıkmamız gerekir" diyor. Sayın Erten bu kara deliği, bu hukuk dışılığı, bu bilinçli yaratılan haksız rekabeti en baştan beri herkes biliyor. Önce oligarşinin yıkılması gerek.
Demirel'den Tansu Çiller'e, kimi patronlardan milletvekillerine kadar elimizde davul anlattık. Görmek, duymak, konuşmak istemediler. Orakçıoğlu'ndan Halit Narin'e; Ekim 2006'da İskenderun'daki demir-çelikçilerden konferansında dinlediğim diğer sanayicilere kadar yakınmayan yok.
Şimdi bıçak kemiğe dayandı. Ekonomi, hiçbir aday ülkenin üstlenmediği bu tek yanlı ve hukuk dışı haksız rekabet düzenini değiştirmek zorunda. Bu en doğal hakkımız.
- Hukuk dışı, haksız rekabeti kurumsallaştıran bir yapı. Türkiye bir sömürge toprağı gibi.
- Anayasaya aykırı; egemenlik hakkı tek yanlı devredilmiş; hukukçular ispatlamış.
- Siyasi, iktisadi ve hukuki mantığı olmayan bir belge. O zaman geliyoruz esas meseleye: Kimler ve niçin bu gerçekleri duymak, görmek ve konuşmak istemiyorlar? Türk sanayicisi, sektörünün ve Türkiye'nin çıkarlarını koruyamayacak bir duruma özellikle sokulmuş.
Dışarıdaki güçlerle içerdeki ortakları karar vermişler ve kara delikler açılmış. Türkiye'nin ulusal çıkarlarını koruyabilmesi için bunu yapacak "ulusal yönetimlerin" işbaşına getirilmesi gerekiyor. Bütün mesele bu.
(*) Avrupa'nın Askerle Kavgası, 2006 Truva Yay.
|