|
Türkiye'de sol olmakla Avrupa'da ya da Güney Amerika'da sol olmak aynı anlama gelir mi? Hem evet hem hayır!
- İngiltere'nin "iç düzenine" bakıp İşçi Partisi soldur diyenler, "içerde haklıdırlar" . Ama o iç düzenin İngiltere'nin "dışardaki sömürgeci ve faşist" politikaları sonucu elde edildiğini görenler, "bu bir sahteciliktir" diye düşünürler.
- Bugün Güney Amerika'da yaşanan sol rüzgârlar, "sol olma kimliğini" daha net gösterir. İçerde "halkçı ve toplumcu", dışarda "antiemperyalist" bir kimlik görülür. Güney Amerika'daki sol, emperyalizme karşı doğduğu için, "gerçek bir soldur". İngiltere'deki gibi, "sömürgeciliğin ve vahşi kapitalizmin" kaynaklarından beslenmemektedir.
Güney Amerika'daki sol politikaları bugün, Batı bile "ulusal sol" olarak tanımlıyor. Akademik ve medyatik çevrelerin verdikleri ad budur.
Soldaki 'kırmızı çizgi' Türkiye'de sol olmak ne demektir? Asgari koşulları nelerdir? Genellemelerle değil işlevsel olarak bakmak daha doğrudur. Tümdengelimle konu o kadar istismar edildi ki doğrularla yanlışlar anlaşılmaz hale geldi. Yaratılan kavram kargaşası ise sömürgeci güçlerin işine yaradı.
- Türkiye'de sol olmak geniş halk kesimlerinin (sınıfların) refah düzeyini yükseltecek politikalar yürütmek demektir. Köylünün gelirini (refahını) yükseltmek mi istiyorsunuz? İzlemeniz gereken yol çok açıktır; ulusal tarım politikamız olmalı ve ısrarla uygulanmalıdır.
Bu da ancak "sosyal devlet" çatısı altında yürür. Sanayinin, hizmet sektörlerinin gelişmesi için de ulusal politikalar, "olmazsa olmaz öğelerdir".
- Bunu enerjiye, bankacılığa, ulaştırmaya, iletişime, teknolojiye ve eğitime de yaymak zorundayız. Bu hem teknik hem de siyasal bir zorunluluktur.
- Kimileri size, "Artık küreselleşme var, ulusallık yok" diyecektir. Bu yeni sömürgecilerin ağızlarına sakız ettikleri bir söylevdir. "IMF'ye bırakın; Washington, Brüksel ve tekeller yürütmeli, siz onların prangalı köleleri olmalısınız" diyemedikleri için ellerindeki kamçıyı şaklatarak taşeronluk yaparlar.
- Ulusallık dışarıya kapanmak, dünya ile ilişkileri kesmek, azaltmak değildir. Ulusal çıkarları koruyarak dış ilişkileri geliştirmek demektir. Karşılıklı çıkarları gözeterek ilişki kurmalıyız.
Sürekli denge arayışı içinde olmalıyız. Bazı güç odaklarına körü körüne tek yanlı bağlanmaya karşı çıkmalıyız.
Emperyalizme karşı duruş Türkiye (ve bölge) bugün ABD ve AB sömürgeciliğinin açık tehdidi altında bulunmaktadır. Bu gerçeği, "belli bir işbirlikçi kesim dışında" herkes kabul ediyor.
- Bu ülkede "ben solum" diyebilmek için her şeyden önce bu gerçeğin kabul edilmesi ve karşı politikaların savunulması gerekir.
Türkiye'de solun, "halkın ve Türkiye'nin" tarafında durması kaçınılmazdır. Bu duruş "ulusal bir duruştur". İktisatta, dış politikada, savunmada ve kültürde ulusallık, "halkçılık ve halkın egemenliği ile eşanlamlıdır".
Demokrasi, laiklik ve özgürlükler ancak bu duruş içinde var olabilir. Cumhuriyet'in, Atatürkçü felsefenin ve Lozan'ın kazanımlarının korunup geliştirilebilmesi, bu politikaların ayrılmaz bir parçasıdır.
Bir zamanlar Kemal Derviş zihniyeti bile sol olarak yutturulmaya çalışıldı. Türkiye'yi IMF ve AB kıskacı altına sokan politika, utanmadan sol olarak pazarlandı.
Kemal Derviş ve Ali Babacan iktisadi iç ve dış politikalarda aynı çizgidedirler. Biri sol, diğeri sağ ve liberal olarak etiketlendi.
Bugün Türkiye'de ulusal ve antiemperyalist düşünce, sol olmanın asgari koşullarını oluşturur. Ulusal politikaları benimsemeden ben solcuyum diyenler en hafif deyimi ile "naylon solculardır".
Neden mi? Güney Amerika'ya bakın, göreceksiniz...
|