Neler Oluyor? / M.Bedri GÜLTEKIN
Tarih: 02-07-2009 21:25


   Önce son bir hafta içinde neler oldu, kısaca hatırlayalım:

            F Tipi Örgüt tarafından hazırlandığı belli olan ve hedefi TSK olan sahte belge üzerine Genel Kurmay başkanı Sayın İlker Başbuğ 26 Haziran günü bir basın toplantısı yaptı.

Başbuğ konuşmasında sahte belge için “kâğıt parçası” ifadesini kullandı ve TSK’ne karşı “asimetrik bir psikolojik savaş” yürütüldüğünü belirtti.

            Ayrıca ilgilileri göreve çağırarak, gerekli suç duyurularında bulunduklarını ve bundan sonra yapılacak işin, “bu belge sahte midir değil midir”, konusunu araştırmak değil, bu sahte belgenin kimler tarafından hazırlandığını bulmak olduğunu söyledi.

            Başbuğun konuşması üzerinden daha birkaç saat geçmeden Ergenekon savcıları Sahte Belge altında imzası olduğu iddia edilen Dursun Çiçek ile 8 kurmay albayı şüpheli olarak ifade vermeye çağırdılar.

 

GECE YARISI DARBESİ

            2. Bir de Genelkurmay Başkanının konuşmasından yaklaşık 9 saat kadar önce gece yarısından sonra Meclisten son dakika önergeleriyle geçirilen yasa var. Bu yasayla, asker kişilerin karargâhta işlediği suçlar ile ilgili olarak sivil yargının devreye girmesinin yolu açıldı. Ve sivillerin savaş hali ve olağanüstü hal dışında askeri mahkemelerde yargılanmasının önü tamamen kapatıldı.

            Askeri yargının alanını daraltan bu değişikliklerin yürümekte olan Ergenekon soruşturması ile ilgili olduğu açık. AKP iktidarı ve F Tipi Örgüt açıkça Ordu’yu hedef tahtasına koymada ve “sonuna kadar” gitmede kararlı olduklarını ilan etmiş oldular.

            Kısacası bu yasayla Zekeriya Öz istediği zaman Genelkurmay Başkanı hakkında dava açabilir. Ama TSK, kendi içinde illegal ve yıkıcı faaliyet yürüten Fethullah Gülen ile ilgili olarak hiçbir şey yapamayacak!

            Bunun adı darbedir.

 

ASİMETRİK SAVAŞ

            3. Tayip Erdoğan’ın damadının çalıştığı Çalıklar Holding’in gazetesi Sabah, 29 Haziran tarihinde, yani Sayın Başbuğ’un TSK’ne karşı “asimetrik bir psikolojik savaş yürütülüyor” demesinden üç gün sonra, “Ergenekon’da seks timi iddiası” manşeti ile çıktı. İddiaya göre bazı generallere kadın sunuluyormuş.

            Yani “Asimetrik psikolojik savaşa” sonuna kadar devam.

 

REJİMİN TEMİNATI

            4. Tayip Erdoğan Başbuğun basın toplantısıyla yeni bir boyut kazanan tartışmalara, Partisinin il Kongrelerinde yaptığı konuşmalarda ısrarla Ergenekon terör örgütü diyerek katıldı. Yani yargı kararları başbakanlık koltuğunda oturan Tayip Erdoğan’ı bağlamıyor. Onu bağlayan kararlar Atlantik ötesinde alınıyor. Malum Büyük Ortadoğu Projesinin eşbaşkanı.

Tayip Erdoğan ayrıca “Polis rejimin teminatıdır” diyerek askere gece yarısı darbesi ile F Tipi Örgüt’ün sopasını gösterirken, dayanak noktası olarak nereyi gördüğünü de açıklamış oldu.

 

FÜTURSUZLUK

            5. Bu arada AKP Muş milletvekili hazırladığı “Ergenekon Klavuzu” ile şimdi yargı konusu olan ve olmayan psikolojik savaş malzemesi olarak üretilen bütün yalanları gerçekliği kanıtlanmış olgular olarak kitaplaştırdı. Meclisteki milletvekillerine dağıttı.

 

TABLO

            Bu yazdıklarımıza şu son günlerde cereyan eden başka olgular da eklenebilir. Bütün bu olguların gösterdiği nedir?

            Genelkurmay Başkanının “Bu belge sahtedir. Sorumlularını bulun” demesinden hemen sonra, Ergenekon savcılarının çıkıp “Hayır belge bize göre gerçektir. Albaylar şüpheli olarak ifade vermeye gelsin” demeleri ne anlama geliyor?

            Genelkurmay Başkanı bize karşı asimetrik psikolojik savaş yürütülüyor. Elinizi TSK’den çekin” demesini takip eden günlerde söz konusu basın yayın organlarında şimdiye kadar görülmemiş bir psikolojik savaşın yürütüldüğü gerçeğini nasıl yorumlamak gerekir?

            Bir yandan Türk Silahlı Kuvvetlerini görevini yapamaz duruma getirmek için yasal ve yasa dışı yollarla her şey yapılırken, öte yandan Tayyip Erdoğan’ın Polisi rejimin teminatı olduğunu söylemesinin anlamı nedir?

            Bu sorular da uzatılabilir. Bu tablo normal bir tablo değildir.

 

YA HERRO YA MERRO!

            Tam iki yıldır Fethulahçı Gladyo’nun Amerika’dan aldığı talimat doğrultusunda Türk Silahlı Kuvvetlerine, İşçi Partisi’ne ve Türkiye’nin tüm milli güçlerine karşı yürüttüğü bir operasyona tanık oluyoruz.

            AKP, başka seçeneği olmadığı için bu operasyona teslim olmuştur ve emrine girmiştir. Tayyip Erdoğanların zaman zaman gösterdikleri bazı hoşnutsuzluk belirtileri ise, ustaca devreye sokulan provokasyonlarla bertaraf edilmektedir.

            Bu operasyon F Tipi Çete ve AKP açısından bir ölüm kalım sorunu haline gelmiştir. Orta yol, ara durak, uzlaşma ihtimali kalmamıştır.

            F Tipi Çete deyim yerindeyse bütün gemileri yakmıştır. Ya Türkiye’yi tamamen ele geçirecekler, bütün yurtseverleri tasfiye edecekler ve TSK’yı teslim alacaklar ya da yaptıkları bütün kanunsuzlukların hesabını yargı önünde vererek yok olup gideceklerdir.

            İşte son günlerde yaşadığımız meydan okumaların nedeni budur.

            Amerika ve F Tipi Çete ne yaptığını çok iyi biliyor.

            Bütün sorun bu operasyonun hedefi olan milli güçlerin neyle karşı karşıya olduklarını ne kadar bildikleri veya daha doğrusu bu saldırıya karşı ne yapacaklarını bilip bilmedikleridir.

            İşçi Partisi hariç…

2 Temmuz 2009


Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku
Yagmur tarafından yazıldı