Ruhsal rahatsızlıklar tanımlanırken en önemli zorluk, "neyin normal neyin anormal" olduğudur. Ergenekon İddianamesi içinde durum aynı. Ergenekon İddianamesini okurken bir husus dikkatimi çekti.
Ana iskeletin nasıl kurulduğunu araştırmak isteyen herkese de kolaylık olacağını tahmin ettiğim aşağıdaki hususu gördüm.
İddianameyi kimler birlikte hazırlamışlarsa, ellerine birer Aydınlık Dergisi almışlar.
Aydınlık Dergisini herkes nasıl değerlendirir bilmem ama Amerika'nın Türkiye'deki eylemlerini, operasyonlarını, sabotajlarını deşifre eden bir yayın organıdır.
Örneğin, CIA Uğur Mumcu suikastını yapar. Ertesinde olayı İran'ın gerçekleştirdiğine dair haberler basında yer alır. Yani İran'ın üzerine atar. Ve bunun üzerinden İran ile Türkiye'nin arasını açmaya gayret eder. Buna benzer CIA uygulamaları dünyaca bilinir.
Aydınlık Dergisi bu ve buna benzer Amerikan niyet ve planlarını açıklar.
İddianameyi hazırlayanlar, İddianamedeki tüm iddiaları Aydınlık ilgililerinin üzerine yansıtmışlardır. Daha önce yalnızca Ayndıklık'ta deşifre edilmiş Amerika'nın ne kadar pis işi varsa bunların hepsini ters yüz etmişler.
Bir iki tane örnek vermeme izin verin.
Kırıkkale Mühimmat Fabrikasında meydana gelen patlamayı Aydınlık "ülke savaş gücünün Amerika tarafından sınırlandırması olarak değerlendirmiş. Olayın faili olarak Amerika'yı suçlamış.
İddianameyi açıp bakıyoruz. İddianame bunu Ergenekon yaptı diyor.
Böylece 1993 yılından bu yana çıkan Aydınlık Dergisini iddianameye koyunca, iddianamenin sayfaları çoğalmış oluyor. Eğer Aydınlık bir sonraki sayısında genişleterek koymuşsa onlarda iddianameye genişleterek koymuşlar.
Yani sözün kısası, İddianameden Aydınlık'ın haberlerini ve olaylara ait haberleri toplamak için yapılan telefon konuşmalarını çıkarırsanız ortada iddianame kalmaz.
Bunun dışında özensizlik, imla hataları, Türkçe yanlışlar insanı canından bezdiriyor.
Herhalde Aydınlıktaki cümlelerin "öznesini" değiştirip, kendi istedikleri özneleri koyunca iddianame anlaşılmaz duruma gelmiş.
Özetle; İddianame psikolojideki "yansıtma" sistematiğini psikolojik savaşın malzemesine dönüştürmüşler.
Türkiye, Türkiye olalı hiç yaşamadığı bir psikolojik savaş sürecinden geçiyor.
Ulusalcılar/milliyetçiler bu yaşananların Amerika'nın işi olduğunu Türk Halkına anlatamazsa ilerde daha büyük bedeller ödeyecektir.
2008-08-06, bulentesinoglu@mail.com |
|