Yansıtma!
Tarih: 07-08-2008 13:05


Ruhsal rahatsızlıklar tanımlanırken en önemli zorluk, "neyin normal neyin anormal" olduğudur. Ergenekon İddianamesi içinde durum aynı. Ergenekon İddianamesini okurken bir husus dikkatimi çekti. Ana iskeletin nasıl kurulduğunu araştırmak isteyen herkese de kolaylık
olacağını tahmin ettiğim aşağıdaki hususu gördüm.

İddianameyi kimler birlikte hazırlamışlarsa, ellerine birer Aydınlık Dergisi
almışlar.

Aydınlık Dergisini herkes nasıl değerlendirir bilmem ama Amerika'nın
Türkiye'deki eylemlerini, operasyonlarını, sabotajlarını deşifre eden bir
yayın organıdır.

Örneğin, CIA Uğur Mumcu suikastını yapar. Ertesinde olayı İran'ın
gerçekleştirdiğine dair haberler basında yer alır. Yani İran'ın üzerine
atar. Ve bunun üzerinden İran ile Türkiye'nin arasını açmaya gayret eder.
Buna benzer CIA uygulamaları dünyaca bilinir.

Aydınlık Dergisi bu ve buna benzer Amerikan niyet ve planlarını açıklar.

İddianameyi hazırlayanlar, İddianamedeki tüm iddiaları Aydınlık
ilgililerinin üzerine yansıtmışlardır. Daha önce yalnızca Ayndıklık'ta
deşifre edilmiş Amerika'nın ne kadar pis işi varsa bunların hepsini ters yüz
etmişler.

Bir iki tane örnek vermeme izin verin.

Kırıkkale Mühimmat Fabrikasında meydana gelen patlamayı Aydınlık "ülke savaş
gücünün Amerika tarafından sınırlandırması olarak değerlendirmiş. Olayın
faili olarak Amerika'yı suçlamış.

İddianameyi açıp bakıyoruz. İddianame bunu Ergenekon yaptı diyor.

Böylece 1993 yılından bu yana çıkan Aydınlık Dergisini iddianameye koyunca,
iddianamenin sayfaları çoğalmış oluyor. Eğer Aydınlık bir sonraki sayısında
genişleterek koymuşsa onlarda iddianameye genişleterek koymuşlar.

Yani sözün kısası, İddianameden Aydınlık'ın haberlerini ve olaylara ait
haberleri toplamak için yapılan telefon konuşmalarını çıkarırsanız ortada
iddianame kalmaz.

Bunun dışında özensizlik, imla hataları, Türkçe yanlışlar insanı canından
bezdiriyor.

Herhalde Aydınlıktaki cümlelerin "öznesini" değiştirip, kendi istedikleri
özneleri koyunca iddianame anlaşılmaz duruma gelmiş.

Özetle; İddianame psikolojideki "yansıtma" sistematiğini psikolojik savaşın
malzemesine dönüştürmüşler.

Türkiye, Türkiye olalı hiç yaşamadığı bir psikolojik savaş sürecinden
geçiyor.

Ulusalcılar/milliyetçiler bu yaşananların Amerika'nın işi olduğunu Türk
Halkına anlatamazsa ilerde daha büyük bedeller ödeyecektir.

2008-08-06, bulentesinoglu@mail.com
Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku
Bülent Esinoğlu tarafından yazıldı