Diyarbakır'da İki Cumhuriyet Kutlaması
Tarih: 03-11-2005 10:09


O gün ben de oradaydım...

Diyarbakır'da, tören alanında, Atatürkçü Düşünce Derneği üyesi gençlerin taşıdığı Atatürk posterleri polis zoruyla indirilirken, ben yüzlerce aydınla birlikte Cumhuriyet Köyü'nde, Cumhuriyet'in 82. yılını köylülerle kol kola kutluyordum...

ADD Diyarbakır Şube Başkanı Dr. Rıza Gül ve gençler, ellerinde zorla indirilen posterlerle birlikte olaydan bir saat sonra Cumhuriyet Köyü'ne geldiler. Hepsi ağlamaklı, hepsi öfkeliydi. İşte polisle tartışan gençlerin anlattıkları:

- Tören alanında ADD ve Atatürk posterleriyle yerimizi almıştık ki yanımıza sivil polisler yaklaştı. Biri, ''İndirin o posterleri'' dedi. Şaşkınlıkla birbirimize baktık. ''Bunlar Atatürk posterleri, bugün Cumhuriyet Bayramı'' diye itiraz ettik. Polislerden biri ''Vali beyin emri. İndireceksiniz'' dedi. Bir arkadaşımız '' Apo posterleri mi taşısaydık'' diye karşılık verince ''Ortamı germeyin, provokasyon yapmayın'' diye bağırarak sertleştiler. Olay çıkmaması için mecburen indirdik..

ADD Şube Başkanı Dr. Rıza Gül, '' Vali Efkan Ala 'nın emir verdiğini söyleyenler, emrindeki emniyet güçleriydi. Bunu bile yaptılar. Geriye ne kaldı'' diye söyleniyordu. Daha sonra aydınlar, köylüler ve gençler, Vali Bey'in emriyle indirilen Atatürk posterleriyle birlikte fotoğraf çektirdik. Olay gazete ve televizyonlarda yer alınca Diyarbakır Valisi Efkan Ala, lütfedip ''Söz konusu iddiaların tamamı asılsız, yalan ve iftiradır. Böyle bir talimat verilmemiştir'' açıklamasını yaptı. O gençlerin haykırışları mı yalandı, yoksa olay büyüyünce Diyarbakır polisinin poster taşıyan ADD'lileri gözaltına almak için aramaya başlaması mı?

- Hangisi yalan, hangisi iftiraydı Vali Bey?!

Yoksa, PKK'li teröristler, Diyarbakır'ın göbeğinde, hem de Cumhuriyet Bayramı törenlerinde polis kılığına girip Atatürk posteri avcılığına mı çıkmışlardı?!

- Hangisi?

***

Evet, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı Cumhuriyet Köyü'nde kutladım...

Diyarbakır'a 45 kilometre uzaklıktaki Aslanoğlu köylüleri o gün köylerinin adını değiştirmişler, '' Cumhuriyet Köyü '' pankartını köyün girişine asmışlardı. Kerpiç damlı, birbirine yaslanmış evlerin tümüne Türk bayrakları asılmıştı.

Kadınlar vardı, başlarında Anadolu'ya has tülbentler... Çocuklar vardı, gülen, çığlık çığlığa koşan, şeker yiyen... Bayraklar vardı, bir de Mustafa Kemal ... Bir de kocaman bir pankart:

- Yaşasın Cumhuriyet, Yıkılsın Ağalık!

Bismil Ovası köylüleri yıllardır ağaya karşı mücadele veriyordu. Bismil'in Aslanoğlu ve Sinan köyleri topraklarını gasp eden ağaya marabalık etmeyi reddetmiş, haklarını almak için adalete güvenmişlerdi. 60 bin dönümlük toprağı işgal eden ağayla mahkemede hesaplaşıyorlardı. Ama baskılar, baskınlar bitmek bilmiyordu.

O gün Cumhuriyet'in 82. yılını kutladığımız köye 12 Eylül'de ağanın adamları ağır silahlar ve Kalaşnikovlarla baskın yapmış, tam 3.5 saat taramışlardı köylüyü. Evlerin duvarlarında yüzlerce, binlerce merminin izleri duruyordu. O baskın 12 yaşındaki bir çocuğu da yaşamının baharında alıp götürmüştü. Mehmet Aktan başından vurulup ölmüştü... Ama köylü direnmiş, teslim olmamıştı.

İşçi Partisi'nin daveti üzerine Aslanoğlu, yeni adıyla Cumhuriyet Köyü'ne gelen aydınlar, yaşam boyu unutamayacakları bir Cumhuriyet kutlamasına tanık oldular. O pırıl pırıl, her türlü baskıya karşın umudunu korumayı bilen, direnen Anadolu köylüsü, o gün, üzerine ölü toprağı serilmiş milyonlara kocaman bir ders verdi...

- O gün, en güzel bayram, Cumhuriyet Köyü'nde kutlandı...


Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku