Gül-Köksal-Eymür-Öz'lerin tertibin suçunu MİT'in üzerine atmasına MİT'ten tepki!
Tarih: 27-11-2008 13:32

Bilindiği üzere MİT, Ergenekon soruşturmasında savcılığa gönderdiği üç sayfalık yazı ekinde Tuncay Güney ve tertipçilerin ortaya attığı diğer bilgilerden hareketle düzenlenen şemayı iletmişti. Ergenekon savcıları 69 ismin yer aldığı bu şemada 6 kişi dışındaki isimleri kapatarak Mahkemeye vermişti.

Bunun üzerine İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, savcıların şemanın kapatılmamış halini dosyaya koymaları talebinde bulunmuştu. Mahkeme de Perinçek'in BU talebini haklı bularak Ergenekon savcılarının şema aslını dosyaya koymalarına karar vermişti.

Kararın üzerinden 10 gün geçmesine karşın şema dosyaya konulmadı. Çünkü 63 ismin üzeri kapatılarak gizlenen söz konusu şema, 2001-2002 yıllarında Mehmet Eymür ve ekibi tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik tertibi ele veriyordu.

Resmi kayda geçen dava evrakını mahkemeden saklamaya cüret eden savcılar, mahkemenin bu emrine, bugün Sabah gazetesi üzerinden yanıt verdiler.

Konuyu değerlendiren uzmanlar, MİT'in, şemanın ekinde bulunduğu yazıyı mahkemeye göndererek Mehmet Eymür ve Zekeriya Öz'leri ihbar etmiş olduğunu, Abdullah Gül- Sönmez Köksal- Mehmet Eymür- Zekeriya Öz'lerin ise sırtlarını CIA'ya dayayarak Sabah gazetesi aracılığı ile karşı saldırı da bulunduğunu, bunun aynı zamanda A.Gül ve ekibinin TSK'ne saldırısı olarak değerlendiriyorlar.

MİT, bu saldırıya 26 Kasım günü bir açıklama yaparak yanıt verdi. Yanıt tertipte Meymet Eymür'ün rolünü ve arkasında CIA'nın olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

MİT'İN AÇIKLAMASI
Milli İstihbarat Teşkilatı, Ergenekon Operasyonu'nun kilit ismi Tuncay Güney'e ait yayınlanan belgeyle ilgili açıklama yaptı. Bu belgenin kendilerine ait olduğunu doğrulayan MİT, Güney'in bir haber kaynağı olmadığının altını çizerken, "bir dönem faaliyetlerinden dolayı üzerinde çalışma yapılan bir şahıs" olarak değerlendirildiğini kaydettiler.

Bugün bir gazetede yayınlanan "Tuncay Güney MİT'in İpek'iydi" başlıklı haberle ilgili Milli İstihbarat Teşkilatı'nın yaptığı açıklama şöyle:

"Sabah Gazetesi'nin 26 Kasım 2008 tarihli nüshasında, "Kod Adı İpek" başlığı altında Tuncay Güney ile ilgili belgeyi konu alan bir manşet haber yayımlanmıştır. Haberde yer alan belge Teşkilâtımıza aittir. Söz konusu belgenin dışarıya yansıtılması ile ilgili idarî soruşturma açılmıştır.

Tuncay Güney o dönem itibarıyla şüpheli faaliyetlerinden dolayı dikkatimizi çeken ve üzerinde çalışma yapılan bir şahıstır. Bu bağlamda, Tuncay Güney kayıtlı bir haber kaynağımız değildir.

Kuruluş ve işleyişi tartışmalı olan Kontr Terör Merkezi, sorumluları ile birlikte 1997 yılında kuruluş şemasından çıkarılmıştır. Millî İstihbarat Teşkilâtı'na yönelik asılsız iddiaları belirlenmiş senaryolara göre çeşitli dönemlerde ortaya atanların amacı kamuoyu tarafından bilinmektedir. Millî İstihbarat Teşkilâtı ile doğrudan veya dolaylı şekilde bağlantı kurulmasına çalışılan söz konusu yayınla ilgili yasal yollara başvurulacaktır."

SABAH'IN HABERİNDE NE VARDI?
Ergenekon iddianamesinin baş tanığı ve kilit ismi olduğu ileri sürülen ve Kanada’da hahamlık yapmakta olan Tuncay Güney’in, Sabah Gazetesi’nin bugünkü(26 Kasım 2008) sayısında, MİT mensubu olduğuna dair resmi bir belge yayımlandı.

“KOD ADI İPEK” sürmanşeti ile verilen haberde, Güney’in MİT elemanı olduğu ve teşkilatın İran masasında çalıştığı yazılıyor. Abdurrahman Şimşek tarafından kaleme alınan haberin ayrıntısında, MİT İstanbul Bölge Başkanı Galip Tuğcu eli ile teşkilata kazandırılan Tuncay Güney’in önce MİT'in Türkiye-İran Masasına kayıtlı olduğu fakat daha sonra JİTEM ve Ergenekon’un içine sızdırılıp, buradan MİT’e bilgi sağladığı da var.

Ayrıca, haberde Tuncay Güney’in, bizzat, dönemin MİT Müsteşarı Şengal Atasagun’un devreye girerek ABD'ye kaçırıldığı da bildiriliyor.

AYDINLIK'IN HABERLERİ KANITLANDI
Aslında, Tuncay Güney’in MİT mensubu olduğuna dair iddialar daha önce de basında yazılmıştı.

Nitekim, 3 Kasım tarihli Aydınlık Dergisi’nde, “Haham Tuncay Güney, Mehmet Eymür’ün kontrolünde” başlığı ile yayımlanan yazıda MİT Kont-Terör Dairesi eski başkanı Mehmet Eymür’ün, kendisine ait Atin.org sitesinde, Av.Ceyhan Mumcu ile girdiği polemik yazısında bu bilgiyi dolaylı olarak verdiği ifade edilmişti. İlgili yazısında Eymür, Güney’den “Bir istihbarat elemanı. Yetenekli birisi, sizin ekibe başarılı bir şekilde sızmış, ipliğinizi pazara çıkarmış” diyordu.

Aydınlık’ta çıkan bu yazıda, ayrıca bizzat Güney’in kendi açıklamalarına da değinilmiş, Yeni Şafak İstihbarat Şefi Şaban Arslan’a verdiği röportajda babasının Mehmet Eymür ile MİT’te birlikte çalıştığını ve babasının ölümünden sonra kendisinin de Mehmet Eymür’e bağlı çalışmaya başladığını belirtmişti. Ancak bu iddia o günlerde anında Mehmet Eymür tarafından yalanlanmıştı.

Tuncay Güney hakkında Aydınlık tarafından ileri sürülen iddialar bununla sınırlı kalmadı. Derginin 9 Kasım tarihli sayısının 16. ve 17. sayfalarında, Tuncay Güney’in CIA ajanı olduğu da sık sık vurgulanmış, Ocak- Şubat 2008 tarihinde illegal yollar ile Türkiye’ye sokulup ifadesinin alındığı yazılmıştı.

Aydınlık dergisinin yukarıda bahsettiğimiz iddiaları bugün Sabah’ın baş sayfasında belge ile ispatlanmış oldu.
 

 

ip.org.tr

Bunun üzerine İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, savcıların şemanın kapatılmamış halini dosyaya koymaları talebinde bulunmuştu. Mahkeme de Perinçek'in BU talebini haklı bularak Ergenekon savcılarının şema aslını dosyaya koymalarına karar vermişti.

Kararın üzerinden 10 gün geçmesine karşın şema dosyaya konulmadı. Çünkü 63 ismin üzeri kapatılarak gizlenen söz konusu şema, 2001-2002 yıllarında Mehmet Eymür ve ekibi tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik tertibi ele veriyordu.

Resmi kayda geçen dava evrakını mahkemeden saklamaya cüret eden savcılar, mahkemenin bu emrine, bugün Sabah gazetesi üzerinden yanıt verdiler.

Konuyu değerlendiren uzmanlar, MİT'in, şemanın ekinde bulunduğu yazıyı mahkemeye göndererek Mehmet Eymür ve Zekeriya Öz'leri ihbar etmiş olduğunu, Abdullah Gül- Sönmez Köksal- Mehmet Eymür- Zekeriya Öz'lerin ise sırtlarını CIA'ya dayayarak Sabah gazetesi aracılığı ile karşı saldırı da bulunduğunu, bunun aynı zamanda A.Gül ve ekibinin TSK'ne saldırısı olarak değerlendiriyorlar.

MİT, bu saldırıya 26 Kasım günü bir açıklama yaparak yanıt verdi. Yanıt tertipte Meymet Eymür'ün rolünü ve arkasında CIA'nın olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

MİT'İN AÇIKLAMASI
Milli İstihbarat Teşkilatı, Ergenekon Operasyonu'nun kilit ismi Tuncay Güney'e ait yayınlanan belgeyle ilgili açıklama yaptı. Bu belgenin kendilerine ait olduğunu doğrulayan MİT, Güney'in bir haber kaynağı olmadığının altını çizerken, "bir dönem faaliyetlerinden dolayı üzerinde çalışma yapılan bir şahıs" olarak değerlendirildiğini kaydettiler.

Bugün bir gazetede yayınlanan "Tuncay Güney MİT'in İpek'iydi" başlıklı haberle ilgili Milli İstihbarat Teşkilatı'nın yaptığı açıklama şöyle:

"Sabah Gazetesi'nin 26 Kasım 2008 tarihli nüshasında, "Kod Adı İpek" başlığı altında Tuncay Güney ile ilgili belgeyi konu alan bir manşet haber yayımlanmıştır. Haberde yer alan belge Teşkilâtımıza aittir. Söz konusu belgenin dışarıya yansıtılması ile ilgili idarî soruşturma açılmıştır.

Tuncay Güney o dönem itibarıyla şüpheli faaliyetlerinden dolayı dikkatimizi çeken ve üzerinde çalışma yapılan bir şahıstır. Bu bağlamda, Tuncay Güney kayıtlı bir haber kaynağımız değildir.

Kuruluş ve işleyişi tartışmalı olan Kontr Terör Merkezi, sorumluları ile birlikte 1997 yılında kuruluş şemasından çıkarılmıştır. Millî İstihbarat Teşkilâtı'na yönelik asılsız iddiaları belirlenmiş senaryolara göre çeşitli dönemlerde ortaya atanların amacı kamuoyu tarafından bilinmektedir. Millî İstihbarat Teşkilâtı ile doğrudan veya dolaylı şekilde bağlantı kurulmasına çalışılan söz konusu yayınla ilgili yasal yollara başvurulacaktır."

SABAH'IN HABERİNDE NE VARDI?
Ergenekon iddianamesinin baş tanığı ve kilit ismi olduğu ileri sürülen ve Kanada’da hahamlık yapmakta olan Tuncay Güney’in, Sabah Gazetesi’nin bugünkü(26 Kasım 2008) sayısında, MİT mensubu olduğuna dair resmi bir belge yayımlandı.

“KOD ADI İPEK” sürmanşeti ile verilen haberde, Güney’in MİT elemanı olduğu ve teşkilatın İran masasında çalıştığı yazılıyor. Abdurrahman Şimşek tarafından kaleme alınan haberin ayrıntısında, MİT İstanbul Bölge Başkanı Galip Tuğcu eli ile teşkilata kazandırılan Tuncay Güney’in önce MİT'in Türkiye-İran Masasına kayıtlı olduğu fakat daha sonra JİTEM ve Ergenekon’un içine sızdırılıp, buradan MİT’e bilgi sağladığı da var.

Ayrıca, haberde Tuncay Güney’in, bizzat, dönemin MİT Müsteşarı Şengal Atasagun’un devreye girerek ABD'ye kaçırıldığı da bildiriliyor.

AYDINLIK'IN HABERLERİ KANITLANDI
Aslında, Tuncay Güney’in MİT mensubu olduğuna dair iddialar daha önce de basında yazılmıştı.

Nitekim, 3 Kasım tarihli Aydınlık Dergisi’nde, “Haham Tuncay Güney, Mehmet Eymür’ün kontrolünde” başlığı ile yayımlanan yazıda MİT Kont-Terör Dairesi eski başkanı Mehmet Eymür’ün, kendisine ait Atin.org sitesinde, Av.Ceyhan Mumcu ile girdiği polemik yazısında bu bilgiyi dolaylı olarak verdiği ifade edilmişti. İlgili yazısında Eymür, Güney’den “Bir istihbarat elemanı. Yetenekli birisi, sizin ekibe başarılı bir şekilde sızmış, ipliğinizi pazara çıkarmış” diyordu.

Aydınlık’ta çıkan bu yazıda, ayrıca bizzat Güney’in kendi açıklamalarına da değinilmiş, Yeni Şafak İstihbarat Şefi Şaban Arslan’a verdiği röportajda babasının Mehmet Eymür ile MİT’te birlikte çalıştığını ve babasının ölümünden sonra kendisinin de Mehmet Eymür’e bağlı çalışmaya başladığını belirtmişti. Ancak bu iddia o günlerde anında Mehmet Eymür tarafından yalanlanmıştı.

Tuncay Güney hakkında Aydınlık tarafından ileri sürülen iddialar bununla sınırlı kalmadı. Derginin 9 Kasım tarihli sayısının 16. ve 17. sayfalarında, Tuncay Güney’in CIA ajanı olduğu da sık sık vurgulanmış, Ocak- Şubat 2008 tarihinde illegal yollar ile Türkiye’ye sokulup ifadesinin alındığı yazılmıştı.

Aydınlık dergisinin yukarıda bahsettiğimiz iddiaları bugün Sabah’ın baş sayfasında belge ile ispatlanmış oldu.
 
Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku