DSP-SÜLEYMAN YAĞIZ-HAKİM VE TELEFONLARIN DİNLENMESİ
Tarih: 24-10-2008 11:17


Adına “Ergenekon” denilen soruşturmanın/davanın başlamasından bu yana toplumda hemen herkes “telefonlarının dinlendiği” kuşkusunu ve endişesini yaşamaktadır.

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

 

Aşağıdaki sorularımın, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak yanıtlanması isteğimi bilgilerinize sunarım.

Saygılarımla.                                                                       24 Ekim 2008  

 

Süleyman Yağız

DSP İstanbul Milletvekili

 

Adına “Ergenekon” denilen soruşturmanın/davanın başlamasından bu yana toplumda hemen herkes “telefonlarının dinlendiği” kuşkusunu ve endişesini yaşamaktadır. Bu soruşturma/dava kapsamında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Sanatçı Sayın Nurseli İdiz de yaptığı açıklamada, “Artık cep telefonu kullanmayacağım” demiş ve dinlenenler arasında olduğunu sorgulanması sırasında yöneltilen sorulardan anladığını söylemiştir.

Söz konusu davanın sanık avukatlarından biri de mahkemede, “avukatların baskı altında olduğunu, telefonlarının dinlendiğini ve e-postalarının izlendiğini” ileri sürerek, “Mahkeme, avukatların görevini sağlayacak önlemleri almalı” talebinde bulunmuştur. Bunun üzerine davaya bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı Sayın Köksal Şengün’ün, “Hâkimin dinlenmediğini kim iddia edebilir” diye yanıt verdiği medya haberlerinde yer almıştır.

Bu bağlamda sorma gereksinmesini duydum:

 

1- Söz konusu avukatın iddia ettiği gibi, sanık avukatları baskı altında tutuluyor mu ve bunların telefonları dinleniyor mu, e-postaları izleniyor mu? Sanık avukatlarının dışında da telefonları dinlenen ve e-postaları izlenenler var mıdır?

 

2-İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Sayın Köksal Şengün’ün, “Hâkimin dinlenmediğini kim iddia edebilir” sözünü nasıl karşılıyorsunuz?

 

3- Bu yanıt, hâkimlerin bile dinlenme endişesini yaşadığı ve bu endişenin giderek toplumun her kesimine yayıldığı anlamına gelmiyor mu? Yoksa, “telefonların dinlenmesi” ve “e-postaların izlenmesi” bir kuşkudan ve iddiadan ibaret değil de somut bir gerçek midir? Bu tür “dinleme” ve “izlemeler” yasal mıdır?

 

4- Toplumu böyle bir baskı altında yaşatmak temel insan haklarına aykırı değil midir? Böyle bir ortamda demokrasiden ve hukuk devletinden söz etmek ne kadar mümkündür?

 

5- Başbakan olarak, insanlarımızı “dinlenme” ve “izlenme” kuşkusundan kurtaracak düzenlemeler yapmayı düşünüyor musunuz? Yoksa, yeni bir düzenlemeye gerek duymuyor musunuz?

 


Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku