Özel yaşamın kişilik hakları içerisinde özel bir öneme sahip olduğunun altını çizen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, “Ülkeyi bu noktaya getirenleri, tarih karşısında halkımızın vicdanına bırakıyorum” dedi.
Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti Başkanı Köksal Şengün’ün “Hâkimin dinlenmediğini kim iddia edebilir” sözleri, telefon dinlemelerinin ulaştığı boyutu da gözler önüne serdi. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Özdemir Özok, ulusal ve uluslararası kamuoyu tarafından dikkatle izlenen bir davanın mahkeme başkanının telefon dinlemeleri konusundaki bu yaklaşımının ülkenin özel yaşamın gizliliği konusunda geldiği noktayı ortaya koyduğunu belirterek, “Hukuk devletini içselleştirememiş, sadece söylemlerde ve nutuklarda hukuk devletini savunan kişiler ülkeyi bu hale getirmiştir. Ülkeyi bu noktaya getirenleri, tarih karşısında halkımızın vicdanına bırakıyorum” dedi. Özel yaşamın kişilik hakları içerisinde özel bir öneme sahip olduğunun altını çizen Özok, şunları kaydetti: “Çağdaş ceza hukukunun ve ceza yargılaması normlarının kabul etmediği delillerin ve bu normlara ters düşülerek elde edilen delillerin, yargı makamı tarafından değerlendirilmeye alınmaması gerekmektedir. Çünkü bu deliller ‘hukuka aykırı deliller’ olarak nitelendirilir ve yargı makamının ‘vicdani delil sistemi’ndeki hareket sahasının sınırını çizer. Çünkü yargı makamı, maddi gerçeğe ulaşabilmek için, hukuk kurallarının öngördüğünün tersine ve dolayısıyla ‘hukuk devleti’ ilkesini ihlal ederek karar verebilme yetkisine sahip değildir.” Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, herkesin dinlendiği kuşkusuna kapılmasının, haberleşme güvenliğinin sağlanamadığının kanıtı olduğunu söyledi. Eminağaoğlu, “Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın kuruluş ve yapılanmasına yönelik yasa ve yönetmelik incelendiğinde Türkiye’de haberleşme güvenliğinden bahsedebilmek mümkün değil. Yargılama makamlarınca yapılan açıklamalar da bunun çok farklı boyutlara ulaştığını gösteriyor” dedi. Prof. Dr. Süheyl Batum da Türkiye’de özellikle Ergenekon davasının soruşturma süreci ile birlikte birçok “hukuk dışılığın” gündeme geldiğini belirterek “En önemli hukuk dışılıklardan biri de telefon dinlemeleri” dedi. Batum, şöyle devam etti: “Ergenekon soruşturması nedeniyle, bir ülkede hâkim bile, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili bile ‘biz dinleniyoruz’ diyorsa ve ülkenin Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı bu iddialar karşısında ‘Siz ne diyorsunuz, öyle şey olur mu?’ diyemiyorsa, bu ülke demokratik hukuk devleti olduğunu iddia edebilir mi?” Cumhuriyet |