|
Le Monde, Le Figaro, Liberatiom ve L'Humanite gazetelerı 'Özür' kampanyasını nasıl verdi :
20 Aralık - Cumartesi tarihli Le Monde habere ilk kez ancak geniş yer vermişti. Haberi başsayfasından “Türk entelektüelleri Ermenistan’dan özür diliyor” ifadesiyle duyururken, imzasız başyazıda (gazetenin başyazıları genellikle hep imzasızdır) konuyu ele alıyordu. “Vicdanların Uyanışı” başlıklı makale özür girişiminin ciddi bir cesaret gerektirdiğini vurguluyor. Cumhuriyet’in kurulduğu 1923’ten beri Türkiye’nin bu konuda bir ‘kolektif bellek kaybı’ yaşadığını belirtip, ülkede Avrupa Birliği’ne resmen aday olunduğundan beri ciddi dil çözülmesi gözlemlendiği kaydediyor. Son yıllardaki gelişmeleri de özetleyen başyazı, Hrant Dink’in öldürülmesinin tarihi hızlandırıcı bir rol oynadığını belirtiyor. Makale, “Kampanyada başı çeken 4 aydının Dink’in yakını olması bir rastlantı değil” sözleriyle bitiyor. Gazetenin İstanbul muhabiri Guillaume Perrier iç sayfalarda hafta içindeki gelişmeleri, değişik kişi ve çevrelerden (Canan Arıtman, Deniz Bölükbaşı, Ertuğrul Özkök, Murat Belge, Nuray Mert gibi) alıntılarla özetleyen uzunca bir yazı sunmuş. Baskın Oran’ın “Gururlu Türkiye’de ‘özür kültür’ eksik” sözlerinin de özellikle altı çizilmiş. ********** 13 Aralık 2008 tarihli Le Figaro gazetesi, olaya büyük boy yarım sayfa ayırmıştı. Gazetenin İstanbul muhabiri Laure Marchand konuyu iki makalede, iki ayrı boyutta işliyordu. İmza kampanyasının tanıtımında bir gün önceki haberden farklı olarak 60 emekli büyükelçinin seferberliği protestoları, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin tepkisi ve çok kısaca Abdullah Gül’ün “herkesin görüşünü serbestçe ifade edebileceği” açıklaması vardı. Marchand daha uzunca bir yazıdaysa Türk milli eğitiminde kullanılan yüz kadar temel ders kitabının elden geçirilmiş olmasına karşın halen milliyetçi bir vurgunun egemen olduğunu anlatıyordu. Tarih Vakfı ve TÜSİAD’ın bu doğrultuda yaptıkları çalışmalar kısaca tanıtılıyordu. Ayrıca mevcut resmi tarih anlayışına eleştirel bakan Galatasaray Üniversitesi ve Notre-Dame-de-Sion Lisesi’nde görevli üç öğretim görevlisinin görüşlerine de yer verilmişti. *********** 16 Aralık Salı günü Libération gazetesimde Ragıp Duran imzalı haberde, iki yıldır hazırlandığı belirtilen bu girişimin amacının Türk devletinin ‘Ermeni Trajedisi’ni tanımak olduğu kaydedildi. Yazıda yakınlaşma sürecinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bu yıl bir futbol maçı etrafında Erivan’a yaptığı sembolik ziyaretten çok önce başladığı, 19 Ocak 2007’de öldürülen İstanbullu Ermeni gazeteci Hrant Dink’in cenaze töreninde 200 bin kişinin “Hepimiz Ermeniyiz” pankart ve sloganlarıyla yürüdüğü hatırlatılıyordu. İmza kampanyasını başlatan aydınlardan, Ahmet İnsel’in “Büyük Felaket” ifadesinin Ermenice “Medz Yeghern” sözcüğünün karşılığı olduğu ve Ermeni dili ve kültürüne saygıdan ötürü seçildiği, söylüyordu. Bir diğer girişimci Cengiz Aktar, “Sokaktaki adam Ermenilere karşı bir günah işlendiğinin farkına varmaya başladı”, derken; Baskın Oran, “Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı Devleti’nin, en büyük günah hariç bütün mirasını reddetti”ğinin altını çizip, “(Bu ülkede) özür dileme kültürü gelişmekte zorlanıyor” sonucuna varıyordu. Duran ilk imzacılar arasında avukat Fethiye Çetin (Hrant Dink), profesör Nilüfer Göle, Enis Batur ve Nedim Gürsel gibi yazarların olduğunu da eklemişti. ************ L’Humanité gazetesinin 20 Aralık 2008 Cumartesi günkü baskısında Hassane Zerouky yazısına “Ermeni katliamı Türkiye’de artık tabu bir konu değil” başlığıyla girmiş. İmzacıların sayısının o tarihte 11 bine ulaştığını yazan Zerrouky, Gül’ün kampanyaya karşı çıkan Erdoğan’dan uzaklaştığını ve seferberliğin milliyetçi çevrelerde infial yarattığını eklemiş. Yazar, “Şu anda Türkiye’deki durum ne olursa olsun ‘bellek tartışması’ başlamıştır. Sayıları gittikçe artan aydın resmi tarihin yazdığına aldırmaksızın tarihi gerçeklerin ortaya çıkartılmasını istiyor”, sözleriyle bitirmiş. snsursuz.com'dan alınmıştır
|