Bizim bilgisayar beni uzun bir süre zorunlu izine çıkarınca ben de zamanımı biraz tv-kanalları biraz da gazetecileri dolaşarak geçirdim.Zaman değişti, eskiden patron gönderirdi izine, şimdi patron bilgisayar, artık o ne derse o oluyor…
Şu sıralar Almanya’da faşing zamanı(ydı) geçenlerde başladı bugün de sona eriyor. “Bavyera” kanalında bir salon şenliğinden naklen yayın vardı,biraz “takıldım”; görüntüde yaşlıca bir bayan, İçişleri Bakanı Beckstein’in masasına yöneldi, bakanın giydiği “şövalye” zırhıyla biraz şakalaşıp bir kaç espri yaptıktan sonra “Parlamemento ile tiyatro arasında ne fark vardır” diye sordu, sonra kendisi yanıtladı; “Tiyatrodaki iyi oyunculara kötü ödeme yapılır; Parlamentodaki kötü oyunculara ise…” diyerek kesip fıkranın gerisini konuklara bıraktı.. ………… Gazete aldığım kiosktaki 18′lik genç bizden. Burada doğanlardan, Türkçesi de ona göre, ilerletmeye de hevesli olduğundan gelen Türklerle müşteri durumu elverdiğinde muhabbet eder uzun uzun. Siyaset falan da yapmaz, zaten bilmez. Hrant Dink cinayeti ilgili haberlere göz atmış, ortada bir cinayet olduğunu anlamış ama şu 301. maddenin ne demek olduğunu anlayamamış, bana sordu. Ben de “Türk ulusunu hakaretlerden korumak amacıyla hazırlanmış bir ceza maddesi, yani bayrak yakmak, hakaret etmek falan..” derken o hemen “Haaa anladım ; ayni benim Alman arkadaş Fritz’e yapılan gibi” dedi. “Fritz’in ne yaptığını, Fritz’e ne yapıldığınıı” sordum “Biliyor musun o askere gidecekti o gün çok içmiş arkadaşlarla, kazerneye zamanında yetişmek için taksi tutmuş ama yolda kötü olmuş midesi, şey yapması lazım geldi ama kendisini tutmuş arabada, o sırada gelmişler kazernenin kapısına (teslim olacağı askeri birliğin kapısına demek istiyor) iner inmez orda duvarın önünde bir direk vardı gidip dibine kustu. Hemen içeriden askerler gelip yakaladılar tam zwei wochen eingesperrt” (yani tam iki hafta hapse atmışlar Fritz’i) “Niye, kustu diye mi ?” “Eveeet ya, çünkü o direk kasernenin önündeki bayrak direği idi..” …….. Vallahi ben bizim gençin yalancısıyım. Tabii o da Fritz’in… Ne dediniz ? “301 kal(k)malı” mı ? Tabii tabiii…
|