SANKİ NEDİR MİLLETLER?
Tarih: 08-07-2007 13:30


“SANKİ NEDİR MİLLETLER?
PIRANGAYA MAHKUM İSKELETLER”
            Kim demiş?
            Adam Mickiewicz. O da kimmiş denirse, Polonya’nın unutulmaz şairi… Hani şu İstanbul’da,
Polonezköyde, oturduğu evi mϋze olmuş şair. Hani mezarı da oradaymış.
            Devamında şairimiz;
            “Gençlik bağla bana kanatlarını,
            Ebedi göklerin yϋksekliğinden” demektedir.
            “Ey Tϋrk gençliği!” diye başlayan konuşmayı yapan Devlet Kurmuş Adam’ın ϋlkesinde,
gençliği kendisine bağlayıp göklere çıkarmayı öneriyor.
            Devlet Kurmuş Adam’ın ϋlkesinde, “O’nun da modası geçti” demek ‘moda’sının akıl
hocalarından Çetin Altan’a göre (*), şairin dizeleri evrensel boyut taşımaktadır. Nedeni açık;
şu ‘millet’ denilen şey pırangaya vurulmuş iskelete dönmϋştϋr; artık ondan umarı keselim ve
gelecekte ‘millet-ötesi’ oluşumları kurmaya çalışalım.
            Tϋrkiye Cumhuriyet’ini gördϋ mϋ bilmem, ama Adam Mickiewicz eğer “Gençliğe Şarkı” adlı
şirini Cumhuriyet’ten önce yazmışsa, evrenselliğin göklerin yϋksekliğinden nasıl ‘yeri
göğϋ inleten’ bir biçimde yere indirildiğini de görmemiş demektir.
            Yok eğer, Cumhuriyet’ten sonra yazmışsa şiirini, demek ki bu tϋr şarkılar söylemek onda
alışkanlık olmuştur. Olasıdır ki, yaşasa idi Çetin Altan’la aynı koroda olacaktı.
            İskeletine baktığımız zaman şairin Polonya kökenli olduğunu görϋyoruz. Polonya kökenli ama,
Osmanlı İmparatorluğunda ‘Millet’ konumunu kazanmış olanlarından. Hani Cumhuriyet’le birlikte
yerel ‘millet’in uyruğu olmaktan çıkarak evrensel ‘ulus’un yurttaşı olmaya yönelen biri.
            Polonyalı değil yani; Tϋrk.
Gϋnϋmϋz Polonyalı’larının nasıl bir ‘uluslaşma sϋreci’ geçirmekte olduklarına değinmiştim. (Bkz
Avrupa’da Aykırı Bir Uluslaşma Sϋreci: Polonya)
            Ve Polonya bugϋn, uluslaşma sϋrecini tamamlamadan Avrupa Birliği içinde bir başka sϋreci
yaşamaktadır.
Polonezköylϋler ise, Cumhuriyet’le birlikte, özgϋr, eşit ve kardeş bir yurttaşlık konumu edinmişler;
evrensel değerleri yaşama geçirme sϋrecini yaşamaktadırlar.
            Bu sϋrecin sıkıntıları yok mudur? Kuşkusuz vardır. Her şeyden önce Devlet’in
ulusallaştırılması sözkonusudur. Devlet-Ulus’un oluşum sϋrecinde karşılaşılan sorunların
yerini Ulusal Devlete geçiş sϋrecinin sorunları almıştır.
            Çetin Altan’ın Polonezköy’de gördϋğϋ evrensellik ise bir başka evrenselliktir?
            Osmanlı paşalarından Mehmet Sadık Paşa (Michal Czasjkowsk), Sefer Paşa (Kont Vladislav Koscielski)
ve Mustafa Celalettin Paşa (Konstantin Dorzecki)‘lar devşirme paşalar olarak zaten
Osmanlılaşmışlardır. Bunun evrensel bir yanı olduğunu söylemek olanaksızdır.
            Papa Jean Paul II’nϋn 1978’de ve Cumhurbaşkanı olduktan sonra Lech Walesa’nın 1994’te
Polonezköyϋ ziyaretlerinden bir evrensellik çıkarmak da zordur.
            Ne ki, Lech Walesa’nın önadını Tϋrkçe’de Leh diye çağırırız ama, Avrupa’da Leş derler.
            Görϋldϋğϋ kadarıyla, Çetin Altan, Adam Mickiewicz’e dayanarak Devlet Kuran Adam’ın
evrenselliğinin leşini çıkarmaktan sözetmektedir.
           
                                                                                  Habiperdem@hotmail.fr
Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku