İȘ VEREN
Tarih: 17-04-2010 11:59


İșlemek bașka çalıșmak bașka șey demektir.

            İșveren yani iș-veren yoktur aslında; iși- (satın)alan yani çalıștıran vardır.

            İstihdam bağlamında da ișsizlik yoktur, herkesin bir iși bir gailesi vardır çünkü.. Olsa olsa harcadığı emek karșılığında bir gelir elde edemeyen vardır.

            Eksik-istihdam demek de çalıșılacak ișyeri bulunmaması demektir.

            Oysa adam hergün kalkıp, kahvaltısını yapıp kahvehaneye oyun oynamaya gitmemekte midir?

            Sekiz-on saat boyunca tavla, maça-kızı, briç, bezik ya da en azından piști oynamamakta mıdır?

            Ne sigara molası ne kahve arası..

            Devlet de tutup bunları ‘ișsizler’ grubuna mı ne almakta imiș.

            Bu, ‘bizim devlet’in ‘iș’ nedir, ‘ișsizlik’ nedir bilmediğinin bir göstergesi olabilir ancak.

            Ekonomi politikte iș demek, emek demektir; frenkçesi ‘travail’.

            İș-kence’den geliyor.

            Kim emeğini harcıyorsa ki bu bir anlamda ișkence çekiyor demektir, onun iși var demektir.

            Bu anlamda ișsiz yoktur, olamaz.

            Ekonomi politikte ‘ișsizlik’ diye bir kavram olamaz.

            İster kahvehanede kağıt oynayarak çeker ișkencesini ya da aynı anlama gelmek üzere emeğini harcar, isterse bilgisayarı bașında yazar yazısını.

            Ne zamanki, sözgelimi kahvehaneyi sabah saat sekizde açıp, salonun ve mutfağın temizliğini yaptıktan sonra çayı demleme görevini de üstlenirse eğer;

-       Belli bir çalıșma süresi var demektir

-       Neleri yapıp neleri yapmayacağı konusunda kimi kurallar var demektir

-       Ne kadar süre çalıșırsa ne kadar gelir elde edeceğine ilișkin ölçüler var demektir

Bütün bunlar ‘Çalıșma Bakanlığı’nın olduğu bir ülkede, ‘çalıșma yașamı’nı düzenleyen ‘yasa’lar çerçevesinde ele alınıyor olsa gerektir.

Ve o kiși artık ‘çalıștırılan’, ‘kullanılan’, ‘istihdam edilen’ biri olmaktadır.

            İster kahvehanesini ‘kendi adına’ çalıștırsın isterse orada bir bașkası tarafından ‘çalıștırılsın’, o artık çalıșanlar grubuna girmiș olmaktadır.

Çalıșmasının karșılığında da bir ‘gelir’ kazanıyor olacaktır.

İș’i yani emeği ‘para eden’, bir ölçüde emeğinin karșılığını alanlar grubuna girmiș olacaktır.

Bir ülkede iș’i yani emeği ‘beș para etmez’ler grubu diye bir grup olabilir mi?

Yani, ‘bizim devlet’in dediği gibi ‘ișsizler’ grubu..

Bu tür bir tanımlama, herșeyden önce o insanlara ‘hakaret’ olmaz mı?

‘Sizin emeğiniz beș para etmez’!

Pekiyi sizin emeğiniz niye milyonlar ediyor beyler?

Siz kimsiniz?

Șimdi siz, ‘iș’iniz yani ‘emeğiniz karșılığında’ ‘bol para’ veren bir ‘çalıștıran’ buldunuz diye, ‘iș-i (satın) alan biri tarafından ‘istihdam’ ediliyorsunuz diye böbürlenmeniz niye?

            Bizim o ișlerde gözümüz yok, olmaz da zaten..

            Bizim emeğimizin karșılığı ‘ülke ortalaması’ ne ise o kadar olsun yeter.

            Herbirimizin çalıșacağı bir ișyeri ve çalıșma koșullarımıza yasal güvence.

            Ekonomi politiğin ‘istihdam’ dediği budur.

            Ve ulusal ekonomide ‘ișsizlik’ olmaz, öğrenin artık bunu.

            Habip Hamza Erdem


Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku

Older news items: