Bilmek anlamaktan geçiyor, algılamaktan değil. Tanımak, bilgisine ulaşabilmek için de ölçebilmek gerekiyor.
Deprem olduğunda bir ölçü birimine göre üç, beş ya da altı ölçeğinde oldu deniyor. Yedi olursa yıkıcı sekizde felaket oluyor örneğin. Rüzgar, sözgelimi saatte yüz kilometre hıza ulaşırsa uçurucu, yüzelli kilometre hızda yıkıcı, ikiyüz kilometre hıza ulaştığında yerle bir edici oluyor. Ekonomi politiğin ölçü birimi de değerdir. Ne var ki, bir kilogram elma ile bir metre kare bezi karşılaştırabileceğimiz ortak bir ölçü birimimiz hala yoktur. Ya ne vardır ? Fiyat denilen ve bir türlü gizemini çözemediğimiz bir sözde ölçü birimi. Daha doğrusu gizemine gizem kattığımız bir ölçü birimi. Bir türlü anlaşılamayan ve anlaşılmamasında yarar umulan bir birim. Pazarda fiyatı sabah üç kuruş olan elma, öğlen beş kuruşa yükselmiş ve akşam bir kuruşa bile alıcı bulamaz olmuş olabilmektedir. Bir gizli el ayarlamaktadır bunu. Ve tüm insanlığın yararına. Eşsiz ve almaşıksız.. Bir kilogram elma ile bir metre kare bezin değeri bu denli değişken ise, gündemimizde olan ekonomik bunalımı gözümüzde nasıl canlandırabileceğiz ? Nitekim Türkiyedeki hükümet yetkilileri bunalımın pek önemli olmadığını ileri sürebilmektedirler. Bunalımın kaynağı olan ülke ABD’de bile ölçüye vurulabilecek kesin bilgiler yoktur. Bununla birlikte, ilk ağızda 850 milyar dolarlık bir kayıp göze alınmış bulunmaktadır. Toplam kaybın trilyonlarca dolar olabileceği ileri sürülmektedir. Ölçümlerin sağlıklı yapıldığını varsaysak bile, ki bu da bir varsayımdan ileri gitmeyecektir, içinde bulunduğumuz bunalım evresinde, Türkiye gibi yetmiş milyon nüfuslu bir ülkenin tüm çalışanlarının en az beş yıl süre ile elma ve armut, fındık ve ceviz, domates ve hıyar, arpa ve buğday, mısır ve yulaf üretiminin yanısıra, Türkiye’nin demiri, kömürü ve şekeri ve kırmızı bakır ve mensucatı ve bilcümle sanayi kollarının tüm üretiminin değeri kadar bir değer kaybı sözkonusu olacaktır. Bunalımın neden olacağı kaybın nicel boyutu şimdilik bu kadar öngörülüyor. Sıradağlar kadar elma ve armut, deniz yüzeyini kaplayacak kadar bez ve basma, gölleri dolduracak kadar petrol ve maden ve beş yıl boyunca çoluk çocuk soluksuz çalışma ve alınteri. Ne olacak ? Kaybedilmiş olacak. Ve kayıptan kaçınmanın olanağı olmayacak. Gizli bir el bunları yapmış olacak ve karşı konulamayacak. Bunalımın nicel büyüklüğüne ilişkin bilgiler şimdilik bu kadar. Bunalımın kilosu kaça imiş, anlaşıldı mı acaba ? Ve ardından top, tüfek ve barut kokusu; ve düşmanlıklar yaratılacak. Ve savaşlar olacak. Gizli el tarih boyunca hep böyle yapmıştır. |