Alaca Karanlık Partisi gidiyor mu gitmiyor mu ? Genel bașkanına göre zaman zaman tren zaman zaman da kervan olarak durduğu yok, yani gidiyor.
Tafralarını atarak, ağır aksak da olsa gidiyor. Önce Abdullatif Șener indi trenden. Pencereden atıldı da denilebilir. Sonra Șaban Dișli vagona asılı olarak kaldı. Düștü düșecek. Tren gidiyor ama makinistde bir büyük korku var. Belediyeler ise küçük kervancıklar gibi gidiyorlar. Kervanın önünde, biliniyor, pusula olmaz ama bir eșek olur. Kervanlar hep eșeğin öncülüğünde yol alırlar. Eșeğini kaybetmiș kervancıklar gibi gidiyor belediyeler. Sokaklar lale menekșe ama evde içecek su yok. Su akmıyor ama para akıyor, akabileceği kadar da akacak. Gidiyorlar ama nereye gittiklerini kendileri de bilmiyorlar. Denizde ise fener yol gösteriyor gemilere. ‘Ilımlı müslüman’ kardeșlerimiz yerli de değil Avrupa bir fener bulmușlar, Almanı var yerlisi var daha doğrusu. Bu fenerin de fitili mi bozukmuș ne ? Aydınlatacak yerde kararttı birden ortalığı. Tam bir alacakaranlığa gömdü yöneticileri. Fitili ise yağlı mı yağlı. Bu kadar yağ Almanya’daki yurttașlarımızın bağıșlarından çıktı diyorlar. Yurtdıșında yașayan yurtașlarımızın sinekleri de dahil tümünden bu kadar yağ çıkması zor aslında. Olsa olsa bașka bir yağlı ‘Ilımlı islam’ kardeșimiz olmalı arada. Alman savcı aydınlatacak diyorlar. Demokrasilerde asıl aydınlatacak olan yazılı ve görsel basım ve yayım değil midir ? Bașbakan neden durup dururken basım ve yayıma saldırıyor öyleyse? Aydınlık’tan mı korkuyor acaba? Kervancıbașının eșeğini bulmasından mı çekiniyor ? Kervanların yolunu bulmasından mı ? Çoban yıldızı mı korkutuyor onu yoksa? Olur ya binlerce yıllık insanlık deneyimiyle çoban yıldızına da bakabilirler, ellerine tutușturulmuș ampülü patlak el feneri yerine. Trende makinist değișim durağına gelmiș olmasın Türkiye ? Alman deniz feneri oğlunun gemisini karaya oturtur diye mi düșünüyor ? Yoksa ülkeyi tümden karaya oturtmak mı niyeti ? Evet trenleri, kervanları, gemileri ile, ampul ve fenerleri ile gidiyorlar. Tam bir fener alayı gibi, fenerlerinin feri sönük ve ampülleri patlak. Ve gitmeleri gerekiyor, alacakaranlıkta ıslık çalarak. Sakın ola ki durmayalar. Durdukça çok daha beter olacaklar çünkü. Ve kendi karanlıkları kendilerini boğacak. |