ERGENEKON IDDIANAMESINI POLIS MI YAZIYOR?
Tarih: 04-07-2008 13:44


Fethullahçı gladyonun Ergenekon tertibinin iddinamesini de polis yazıyor. Ulusal Kanal'ın emniyet ve başsavcılık kaynaklarından edindiği bilgiye göre, iddianame Levent Adliyesi'nde 3 savcı ile sayıları 35'e varan bir grup emniyetçi tarafından kaleme alınıyor. İddianame için Ankara'dan da "özel ekip" gönderildiği ve bu ekibin iddianamenin hazırlık ve yazım aşamasında etkili olduğu belirtiliyor.

Tertibi düzenleyenler iddianamesini de yazıyor. Ulusal Kanal'ın emniyet ve başsavcılık kaynaklarından ulaştığı bilgilere göre Ergenekon iddinamesini polis kaleme alıyor. İddianame Levent Adliyesi'nin üst katında Ankara'dan gelen özel ekiple birlikte yazılıyor. Ekibin başında da 3-4 kişilik polis şefi var ve bu polis şeflerinin gözetimi altında iddianamenin yazımı gerçekleştiriliyor.

Ankara'dan gelen özel ekibin Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı personeli olduğu belirtiliyor. Bilgiler Ankara'ya anında aktarılıyor ve Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı da bu bilgileri İstihbarat Dairesi ile paylaşıyor. Ayrıca İstanul'dan da Terörle Mücadele ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nden ekipleri de yer aldığı gelen bilgiler arasında.

Peki polis iddianame yazabilir mi? İddianameyi kim kaleme alır? Konuyu Ulusal Kanal Hukuk Danışmanı Emcet Olcaytu ile konuştuk. Yasaya göre iddianamelerin sadece Cumhuriyet savcıları tarafından hazırlanması gerektiğini söyleyen Emcet Olcaytu, "eğer iddianamenin polis tarafından yazıldığı kanıtlanırsa o iddianame savcılığa iade edilir" dedi.

EMEKLİ GENERALLER ASIL HEDEF TSK

Emekli orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon'un gözaltına alınması, emekli generaller tarafından, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hedef alınması" olarak değerlendirildi. Emekli Generallerin görüşleri şöyle.

Armağan Kuloğlu (Global Strateji Enstitüsü Başdanışmanı - Emekli Tümgeneral):

Türkiye'ye İslami yaşam tarzını giydirmek isteyen bir iktidar, bir düşünce vardır. Bu düşünce, hedefine varmak için her türlü çareye başvuruyor. Buna karşılık Atatürkçü düşünce sistemini koruyan, Cumhuriyet ilkelerine sahip çıkan, ulus devlet anlayışına sahip çıkan birçok Cumhuriyet kurumu var. Bu kurumlarından birisi de Türk Silahlı Kuvvetleri'dir. İslami yaşam tarzını getirmek isteyen zümrenin önündeki en büyük engel Türk Silahlı Kuvvetleri'dir. Buna destek olan 2. cumhuriyetçi, aşırı liberal olarak kendini gösteren küreselleşme dalgalarından etkilenen, ulusal devlet anlayışını yok etmeye çalışan bir başka zümre daha vardır. Bunlar da hedefe ulaşabilmek için önlerinde engel olarak bulunan TSK'nin etkinliğini kırmak istemektedir.

Osman Özbek (Emekli Tuğgeneral):

Türkiye'de eğer birileri böyle sabah dörtte gözaltına alınacaksa, bir başka ülkenin projesinde "ben eşbaşkanım" diyenler yada "Atatürk devrimleri, Cumhuriyet Devrimleri Türk toplumunda tramva yaratmıştır" diyenler gözaltına alınmalıdır. Yaşar Demirbulak (Emekli Korgeneral): Yapılan uygulamaların Türkiye'ye hiçbir hayır getirmeyeceğini ve Türkiye'yi bölmeye ve yönetmeye yönelik dış güçlerin çok özel bir oyunu olduğunu ve bu oyunu ustaca sergilediklerini görüyoruz. Nitekim dış basına baktığınız zaman özellikle Avrupa Birliği ve Amerika "Ergenekon tutuklamaları polis işidir, kanun işidir biz onların iç işlerine karışmayız". Ama AKP'nin kapatma davasına gelince "Bu bir yargı darbesidir" diyecek kadar ileri gittiklerine göre demek ki bu bir oyundur. Türkiye'de bazı kesimler Ordu'yu düşman ordusundan daha aşağıda görüyorlar. Zaten bütün hedefte TSK'nın oteritesini kırmak.

Cihangir Dumanlı (Emekli Tuğgeneral):

TSK'nin bir geleneği vardır. Kurumsallaşmıştır ve kişilerle değişmeyen bir yapısı vardır. Temeli, kökü oturmuştur ve bu kök de Atatürkçü çizgidir. Türkiye'de çok açık olarak devrim-karşıdevrim mücadelesi sürüyor. TSK, karşıdevrimcilerin en önemli hedeflerinden biri. Ergenekon dosyasından tutturulamadı, şimdi bunun darbe iddiaları ile bağlantısını kurup başka iddialar geliştirmeye çalışılıyor. Ama asıl hedefleri TSK. Görevleri sürmekte olan TSK mensuplarına bir şey yapamıyorlar, ama emekli orgeneralleri gözaltına alarak TSK'yi yıpratma girişiminde bulunuyorlar.

Ali Rıza Selmanpakoğlu (Emekli Tuğgeneral - Hacıbektaş Belediye Başkanı):

Türkiye'ye büyük hizmetler vermiş, orgenerallik rütbesinin ötesinde kuvvet komutanlığı, ordu komutanlığı yapmış komutanlarımızın gelişigüzel götürülmesi ulusumuzda kaygı yaratmıştır. Bu insanlar, ender yetişen değerlerdir. Devlet umurunun ne olduğunu bilen insanlardır. Bugüne kadar yaptıklarıyla, temsil ettikleri görevler, sivil yaşamda da gerçekleştirdikleri ile son uygulamayı hak etmedikleri görüşündeyim.

FETULLAHÇI MEDYA ÇETESİ PALAVRA HABER ÜRETİM MERKEZİ

Fethullahçı Gladyo'nun tetikçi medyasıyla Emniyet içindeki F tipi çetenin yalan haber makinesi çalışmaya devam ediyor. Aramalarda elkonulan belgeler daha çuvallardan çıkarılmadan, "gizli belgeler bulundu" haberleri bugün de tetikçi medyanın manşetlerindeydi. Bugünkü yalan kampanyası "7 Temmuz'da isyan başlatacaklardı" başlığı altında yürütüldü.

Tayyip Erdoğan'ın yarı resmi yayın organı Yeni Şafak, "Kanlı Plan" başlığıyla birinci sayfadan verdiği haberde, aramalarda ele geçirilen ve Emekli Orgeneral Şener Eruygur'a ait olduğu ileri sürülen bazı belgelerde kanlı bir senaryonun yer aldığı palavrasını atıyor.

Erdoğan'ın sağladığı devlet parasıyla Çalık'a satılan Sabah da aynı palavrayı manşete çıkardı. Sabah'ın Yeni Şafak'tan tek farkı planın hayata geçirileceği tarihti. Sabah'a göre plan 7 Temmuz'da uygulanacaktı. Diğer bir tetikçi gazete Star'da, 7 Temmuz'da tetiğe basılacağını yazdı. Yeni Şafak, kendilerine servis edilen palavralarda tarih kısmını her ne kadar yanlış anlamış olsa da, düzmece haber üç tetikçide de aynı içerikle yayınlandı.

Yalan haber konusunda oldukça deneyimli olan tetikçiler işi o kadar abarttı ki; Sinan Aygün'ün başbakan yapılacağını bile dillendirdiler. Aynı kalemden çıktığı her halinden belli oldan uydurma haberlerin; emniyetteki F tipi çete tarafından servis edildiği artık herkesçe biliniyor. Aynı tetikçiler, dün de palavra haberler yayınlamışlardı. Dünkü yalanlar arasında ADD Genel Başkanı Emekli Orgeneral Şener Eruygur ve Emekli Orgeneral Hurşit Tolon'dan gizli belgeler çıktığı, Fenerbahçe Orduevi içinde Orgeneral Eruygur'a ait gizli bir ofis olduğu hatta Emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un aramadan önce polislere direndiği bile vardı. Ancak düzmece haberler gün içinde bir bir yalanlanmıştı.

İŞTE DARBECİLİKLE SUÇLANANLARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlsever, İşçi partisi Genel Sekreteri Nusret Senem, Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bolluk, Ulusal Kanal Yönetim Kurulu Üyesi Adnan Akfırat, İşçi Partisi Basın Bürosu Başkanı Hikmet Çiçek ve Ulusal Kanal İzmir Temsilcisi Hayati Özcan 21 ve 24 Mart günlerinde art arda yapılan operasyonlarla tutuklanarak cezaevine konulmuşlardı. Aradan 3 ayı aşkın zaman geçti. Prof. Dr Emin Gürses'in de tutuklandığı daha önceki operasyonlarla bağımsızlıkçı, anti-emperyalist siyasetçiler, akademisyenler, bilim adamları, gazeteciler hiçbir sebep gösterilmeden aylardır hapiste tutuluyor. Faşizm dönemini aratmayan yöntemler uygulanarak ve hukuk kuralları katledilerek yürütülen düzmece operasyonda dün yeni bir perde açıldı. Dünkü operasyonda gözaltına alınan kişiler de Türkiye'nin aydınlık yüzleriydi. Ortak özellikleriyse Amerikan ve Avrupa emperyalizmi karşısında "tam bağımsız Türkiye"yi savunmalarıydı...

TEK SUÇLARI AMERİKAN KARŞITLIĞI

ADD Genel Başkanı Emekli Orgeneral Şener Eruygur, Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, Türkiye Gençlik Birliği Kurucu Başkanı Adnan Türkan, Tercüman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi, İşçi Partisi Öncü Gençlik Genel Başkan Yardımcısı Tunç Akkoç ve 17 kişi daha...

Bir yıldır süren, ancak suçlamanın ne olduğu bir türlü açıklanmayan operasyon kapsamında dün gözaltına alındılar…! Tıpkı daha önce içeri alınan siyasetçi, bilim adamları, akademisyenlerde olduğu gibi…!

Operasyonu, adalet kurumları adına yürüten, AKP hükümeti tarafından beslenerek palazlanan Amerikancı, şeriatçı medya ve onun kalemşörlerinin iddiasına göre bu insanların ortak noktası "darbe planlamak"

Oysa bu kişilerin ortak noktası çok daha farklı. Ortak noktaları batı emperyalizmi karşıtı ve bağımsız Türkiye sevdalısı olmaktı.

ERUYGUR: "EMPERYALİZM, ATATÜRK DEVRİMLERİNDEN İNTİKAM ALIYOR"

Emekli Orgeneral Şener Eruygur, gözaltına alınmadan daha iki gün önce ADD Genel Kurulu'nda "Emperyalizm, Atatürk Devrimleri'nden adeta intikam alıyor. Neo-emperyalizme karşı mücadeleyi sürdüreceğiz" demişti. Jandarma Genel Komutanlığı görevini yürüttüğü süre boyunca Amerika ve onun desteklediği gerici kalkışmalara da direnen Eruygur, emekliye ayrıldıktan sonra da milletin gözü önünde açık ve şeffaf bir şekilde Atatürküçü Düşünce Derneği Genel Başkanı olarak mücadeleye devam etmişti.

TOLON… ÇUVAL'IN HESABINI SORAN KOMUTAN

Türk halkı, Ege Ordu komutanı emekli Orgeneral Hurşit Tolon'u "çuval olayı"nda aldığı tutumla hatırlıyor. Tolon, Irak'taki Amerikan işgalcilerinin Türk askerinin başına çuval geçirmesi sırasında ABD'ye yaptığı ziyareti sona erdirerek Türkiye'ye dönmüştü. Bu tutumun ardından Florida'daki Türk askeri irtibat bürosunu kapatarak tüm temsilcileri geri çekilmişti. 2004 yılında 5 Türk güvenlik görevlisinin Irak'ta öldürülmesinin ardından Tolon "Amerikan işgali altındaki topraklarda Türklere yönelik bu saldırıyı not ettik" diyerek Amerikanın ve Amerikancıların düşmanlığını kazanmıştı.

GENÇLİK VATAN SAVUNMASINDA

Dünkü operasyonda gözaltına alınanlar arasında, bağımsızlık mücadelesi yürüten gençliğin önderleri İşçi Partisi Öncü Gençlik Başkan yardımcısı Tunç Akkoç ve Türkiye Gençlik Birliği Kurucu Başkanı Adnan Türkan da vardı. Teröre kurban verdiğimiz şehitler için düzenlenen eylemlere öncülük eden gençlik hareketi liderleriydi. Onlar, terörün arkasında Amerika'nın olduğunu haykırdılar. Yine bu gençler en son 19 mayıs'ta İstanbul'dan Ankara'ya "Tam Bağımsız Türkiye" sloganıyla Türkiye'nin en büyşük gençlik yürüyüşünü düzenlemişlerdi.

BALBAY, ÇÖMEZ, BÜYÜKÇELEBİ, AYGÜN VE DİĞERLERİ…

Mustafa Balbay ve Ufuk Büyükçelebi… Uğur Mumcu geleneğinden gelen gazetecilerdi. Haberleriyle, köşe yazılarıyla Amerika'nın Türkiye üzerindeki sinsi planlarını gözler önüne serdiler, halkı aydınlattılar. Dürüst kişiliği ve mücadeleci ruhu yüzünden AKP'den ihrac edilen Turan Çömez de, yurtdışından dönünce operasyon kapsamında gözaltına alınacak. AKP'lilerin yaptığı yolsuzlukları çekinmeden açıklayan ve hesap sorulması için mücadele eden Turan Çömez, Amerika ve PKK arasındaki ilişki konusunda ulaştığı tüm bilgi ve belgeleri kamuoyuyla paylaşıyordu.

Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün de iş dünyası içinde vatansever tutumuyla tanınıyor. Ekonomide dışa bağımlılığın milli ekonomiyi tehdit ettiğini her fırsatta dile getiren Aygün, Amerika'nın "Kıbrıs'ta Denktaş'ı tasfiye etme girişimi ve Anan Planı diye adlandırılan tuzağa" karşı yürütülen büyük mücadelenin ön saflarında yer almıştı.

İşte darbeci olmakla suçlanan, ancak her zaman Türk halkını arkalarına alarak ülkeyi aydınlığa çıkarmak isteyen değerli şahsiyetlerin tek ortak özellikleri…

 

ULUSAL KANAL

İstiklal Cad. Deva Çıkmazı No:7/7 34430 Beyoğlu İstanbul

Tel : 0 (212) 251 50 90 ulusal@ulusalkanal.com.tr

 Ulusal Kanal (C) 2007 

http://www.ulusalkanal.com


Yorum Gir Bu Makaleyi web sitenize alıntılayın Beğenilme Yazdır E-mail olarak gönder İlgili Makaleler Devamını Oku
Administrator tarafından yazıldı