Uzun bir süredir Amerika’da yaşayan Fethullah Gülen ve grubu hakkında çalışma yürütürken, yasadışı telefon dinledikleri gerekçesiyle 1999’da görevlerinden alınan Ankara Emniyet Müdürlüğü personeli hakkındaki inceleme, ilginç bilgileri gün ışığına çıkardı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü 1999 yılında, Cumhurbaşkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, bakanlıklar ve bazı siyasi parti genel merkezlerine ait telefonların maksadı aşan bir şekilde personelce sorgulandığı iddiasıyla Emniyet Genel Müdürlüğü’nce inceleme geçirmiş. Bu inceleme sonucunda da Emniyet Müdür Yarıdımcısı Vekili Osman Ak, İstihbarat Şube Müdürü Ersan Dalman ve burada görevli emniyet amiri Zafer Aktaş görevlerinden alınmış. Ankara İl Emniyet Müdürü Cevdet Saral, bu konu ile ilgili Emniyet Genel Müdürü ile 16 Nisan 1999 günü bir görüşme yaptıktan sonra, Genel Müdür Necati Bilican’a “çok gizli”, “kişiye özel” ibareli yazı göndermiş. Ergenekon dava dosyasında bulunan yazıda, telefon detay sorgulamalarında birçok hassas özelliklere sahip olabilecek adreslerin ele alındığı, bunun da sistemin teknik mantığı göz önüne alındığında istem dışı ve kaçınılmaz sonuçları ortaya çıkardığı kaydedildi. Ömer Lütfü Topal’ın kurye olarak kullandığı Yeşim Kuzey’in cep telefonu ve amcası Ali Yalvaç’a ait telefonlarla, Türkiye Kalkınma Bankası Genel Müdürü iken zimmetine para geçirmek suçundan yakalanan Özal Baysal’a ait ve ilişkili telefonlarda yapılan çalışmalarda, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Cumhurbaşkanlığı Köşkü, Cumhurbaşkanlığı Koruma Şube Müdürlüğü, Cumhurbaşkanlığı Tarabya Köşkü, ANAP, DYP, Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü, Başbakanlık, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Özel Kalem, Antalya Valiliği ve Turizm Bakanlığı gibi kurumlara ait telefonların çıktığı belirtildi. Gülen’i soruşturuyorlardı Görevlerinden alınması emredilen üç personelin, 28 önemli operasyonda görev aldığı, bakanlığın takdirini kazandıklarını belirten Saral, ayrıca, Osman Ak’ın öncülük yapar mahiyette bilgi işlem alanında kazanım sunduğunu belirtti. Bu personel aleyhine böylesine haksız iddiaların gündeme getirilmesindeki zamanlamanın konuya değişik boyutlar kazandırdığını belirterek, “Gülen grubu hakkında çalışma başlatılmasıyla ilgili yazı İstihbarat Daire Başkanlığı’na (İDB) yazılmıştır. Bu yazıyı takip eden günlerden sonra Ankara İstihbarat Şube Müdürlüğü bilgisayarlarında garip müdahalelerle karşılaşılmış, müdahaleler veri tabanına ulaşma hatta silmeler şeklinde olmuştur” dedi. Sonrasında da personelin görevden alınmasının gündeme geldiğine dikkat çekerek, şöyle devam etti: “İDB bilgi işlem ve hassas birimlerinde görevli bazı personelin hedef olduğu anlaşılmıştır. Bundan da vahim olanı, 1992 yılında anılan örgüte karşı yürütülen çalışmayı içinde bulunduran ve DGM’ye sevk edilen şahıslardan birisinin İDB Özel Kalem Amiri olarak hâlâ görevine devam etmesi, nasıl bir dirençle karşı karşıya bulunulduğunu göstermektedir. Hal böyle iken Gülen ve ‘Işık Tarikatı’ mensuplarına yönelik bir tedbir alınması gerekirken, bu konuda çalışmayı yürüten sorumluları görevden almanın izahinin yapılabileceğine zorlanacağınız kanaatindeyim.” Cumhuriyet |